Şubat 13, 2014

CENNET VATAN İSVEÇ

Selam.

Selam canım, ben Mr. "Viking" Patates.
Şahsıma yapılan "Viking" benzetmesini ve bundan ne kadar mutluluk duyduğumu artık hepiniz biliyorsunuz dostlarım. Biliyorsunuz bunun tek sebebi saçım ve sakalımın şekli, rengi falan filan. Yoksa aslında soyumuzda öyle bir durum yok. Yani ben her ne kadar İstanbul'da doğup büyümüş de olsam, babam Mardin'li olduğu için, ben de otomatikman Mardin'li oluyorum. Mardin Vikingleri'nden olamayacağıma göre, bu olay sadece bir benzetmeden ibaret. Benim bu vikinglere benzeme olayımı en değişik yorumlayan kişi, lisedeki tarih hocam, Mümine hanım olmuştu. Önceden bir yazımda bahsetmiştim bu yorumlama olayından. Kısaca hatırlatmak gerekirse, hocam benim reenkarnasyonal hikayemi çıkartmıştı. Burada vikingleri neden sevdiğimi, neden onlara benzediğimden tut, turizm sektöründe çalıştığım süre için Hintlilerden neden nefret ettiğime kadar her şeyin sebebi var. Bunu açıklarken ağzından dökülen kelimeler şu şekildeydi:

"Sen önceki hayatında kesinlikle bir Viking'din. Bu yeni hayatına ise, vücudunu da alıp gelmişsin. Bilinç altında bunun farkındalığı var. Bu yüzden böyle saç sakal uzatıyorsun, bu yüzden vikingleri seviyorsun. Muhtemelen bir Viking gemisinin kaptanıydın ve bir gün bir fırtınada yolunu kaybedip, Hint Okyanusu'na sürüklendin. Oradan Hindistan'a gittin ve oraları yağmaladın, Hintlilere eziyet ettin. Şimdi ki hayatında ise onlar senden intikam alıyor. Sen yine aynı kastta kalmışsın ama, aynı kastın daha alt bölümlerindesin. Olay bundan ibaret."
İşte aynen bu satırlarla anlattı benim hikayemi. Ben de tutup "Hocam ne içtin?" diyemedim. Ama bana mantıklı geldi. Bir gün bununla ilgili bir hikaye yazabilirim. Bakacağız.

*****************************************

Efendim şimdi, vikingleri sevmek beraberinde İskandinav ülkelerini sevmeyi de beraberinde getiriyor. İsveç olsun, Norveç olsun... Ama İsveç benim için her zaman farklı olmuştur. Muhtemelen bunun sebebi, dinlediğim ve büyük hayranı olduğum grupların bir çoğunun İsveç kökenli olması. İsveç benim için tam bir cennet vatan. Yani şimdiye kadar öyleydi fakat şimdi, daha da cennet vatan, en cennet vatan.

Sebebi de son birkaç ay içinde İsveçle ilgili okuduğum haberler. 2 tanesi gerçekten çok dikkat çekici ve Türkiye'de yaşayan insanlar için inanılmaz derecede şaşırtıcı. Anlatayım iki haberi sizlere.

Christy Mack nedir derseniz,
budur.
Abi geçtiğimiz aylarda İsveç'te bir Hapishaneye kilit vurulmuş. Bildiğin kapatılmış yani. Sebebi ise içine koyacak mahkum olmaması. Ellerindeki mahkum sayısının, hapishane kapasitesine göre çok düşük olması sebebiyle adamlar hapishaneye kilit vurmuşlar. Abi düşünebiliyor musun ya bunun Türkiye'de olduğunu. HAHAHAHAHA sesli güldüm amk. Nerede o günler... Biz daha yenilerini falan yaptırırız ve bununla da övünürüz. Gerçi ülkede çoğu şey suç değil gibi neredeyse. Kedi kes, 300 lirayla kurtul. Ama porno izleyince 1500 TL ceza. Ne kadar doğru bilmiyorum ama, son konuşulanlar bu. Şimdi hiç yalana falan gerek yok, hepimiz porno izleyen insanlarız. Christy Mack gibi bir hatun porno endüstrisi içindeyken izlememek mümkün değil, neyse konu nelerelere kaydı yine. Ama Christy ya, u beybi.

Diğer haber ise henüz bir kaç önce "İsveç'in Çöpü Bitti." başlığıyla verilmişti. Adamlar ısınma ve elektrik üretmek için gereken enerjiyi çöpleri yakarak sağlıyorlarmış. Zaten 9.5 milyon nüfusu olan ülkede 250.000 tane evin ısınma ve elektrik ihtiyaçları çöplerin kullanılmasıyla sağlanıyormuş. Ama adamların elinde çöp kalmamış. Norveç'le bir anlaşma yapmışlar ve bunun sonucunda her yıl 80.000 ton çöp alacaklar Norveç'ten. Ama "Çöp alacaklar." tabiri sizleri yanıltmasın, Norveç çöplerinden kurtulmak için İsveç'e para ödeyecek, İsveç çöpleri almak için bir şey ödemeyecek. Adamların olaya bakar mısın abi? Hem Norveç'ten çöpü al, üstüne para al, üstüne 250.000 tane hanenin ısınma ve elektrik ihtiyacını beleşe getir. İhtiyaç durumunda başka ülkelerden de çöp alabileceklerini duyurmuşlar. Bizim Halkalı çöplüğünü bir denesinler bence, 2 yıl ısıtır oradaki insanları. Ama bizim ülkede gerek yok böyle şeylere. Biz hane başı, kış mevsiminde, her ay 200-300 lira doğalgaz faturasını seve seve öderiz.

Söyleceklerim bu kadar.

Rock Off Festivali'ne dünyanın en viking grubu Amon Amarth da geliyormuş, değmeyin keyfime!

Patates keşke yedikten sonra geri dönüşebilse. Böğğğ tamam tamam, iğrenç. Şaka.

Şubat 03, 2014

İSTANBUL HAYALİ/ISTANBUL DREAM


İstanbul...
Ne çok şey ifade ediyor değil mi? Kiminin doğduğu yer, kiminin yaşadığı yer, kiminin gezip görmeye geldiği, kiminin hayallerinin peşine takılarak geldiği o büyülü şehir. En sevilen ama en çok lanet edilen şehir. İroninin ta kendisi olan şehir. Ama bu şehir, herkesin isteği gibi bir şehir mi? Herkes İstanbul'un bu halinden %100 memnun mu? Hayallerinin peşinden İstanbul'a gelenlerin ya da hali hazırda İstanbul'dayken bu şehirde hayallerini kovalayanların beklentilerini karşıladığını söyleyebilir miyiz? Hayal ettiklerini buldular mı? Ya da nasıl bir İstanbul hayal ettiler? Farklı etnik kökenlerden, dinlerden, kültürlerden, ideolojilerden, mesleklerden olan insanlar hayal ettikleri İstanbul'da mı yaşıyorlar? Peki nasıl bir İstanbul hayal ediyorlar? İşte yukarıda gördüğünüz belgeselde bu sorulara cevap bulacaksınız.

Mr. Patates nasıl bir İstanbul isterdi? Onu da belgeselde bulacaksınız. Mr. Patates İstanbul'un Rockçısı oldu, naber?

Azımsanamayacak bir dönem aynı tınıları takip ederek ter döktüğüm, daha önce yaptığı Joker adlı müzik programında Boom'unu tuttuğum, her daim özgün olan kardeşim, dostum Kadir Can Çalışkan'ın hazırladığı bu belgesel, az önce yazdığım tüm sorularınıza cevap olacak. 25 dakikalık bu mükemmel belgesel, İstanbul'un tüm gerçeklerini gözler önüne serecek. HD izleyin ki, kaliteyi fark edin. Kaliteli görüntüler, korkusuz ve açık bir üslup... Ben daha fazla konuşmayayım, izleyin, bayılacaksınız.

Patateslerin haşlanarak piç edilmediği, kızartılarak mis gibi yendiği bir İstanbul istiyorum.