Mayıs 29, 2012

5 TL Fazla Verdim Aslında!

Bu mesela utanmış bir çocuk. İlerde bahsedeceğim durumdan dolayı utanmış bir erkek olacak. Belki de umursamaz, kim bilir. 
Selam.

Ağrı Dağın eteğinden sizlere sesleniyorum. Bugün aklıma bi şey geldi. Çok iğrenç bi durum. Hem de her şeyiyle iğrenç. Direkt olarak anlatıyorum.

Bir arkadaşınla buluşursun. Bir kız arkadaşınla. Sonra geziyorsunuz ediyorsunuz. Böyle gülerken ederken, kolunuzu onun omzuna attığınız anda, zaten sevgili damgasını yiyorsunuz, orası ayrı. Bu daha çirkinlik bile sayılmaz.

Sonra bir mekana giriyorsunuz, yemek yiyorsunuz. Siz, yemeğin ücretini ödüyorsunuz. Mesela yemek 18 tl tutuyor, 20 lira çıkarıp veriyorsunuz. Sonra kız arkadaşınız da para vermek istiyor, alman usülü olsun diye. Siz de dersiniz ki "Tamam şimdi ben verdim, bir sonraki gideceğimiz yerde çayları kahveleri sen ısmarlarsın." 


Yani sonuçta bir şekilde alman usülü olacak, ama ayrı ayrı mekanlarda. Sonra çıkarsınız oradan, gidersiniz cafeye falan. Çaylarınızı kahvelerinizi içersiniz. Hesap istersiniz. 13 lira hesap gelir, ama size gelir direk. O gelen adisyonu kız arkadaşınız alır, bu sırada garson da olanları izlemektedir. İşte o an, "Kıza hesap ödeten adam!" durumuna düşersiniz. Ve renklerden renk beğenirsiniz. Garson çok acayip bakar çünkü. Zengin kız, fakir çocuk eşleştirmesini yapar kafasında.

Aslında çıkıp "Birader bana bak, yemeği ben ödemiştim, 18 tl tutmuştu. Şimdi 13 geldi. Ben daha fazla ödedim yani. Sevgili değiliz biz, arkadaşız, alman usülü yapıyoruz!" demek var ama, bu duruma düştüğünde bu cümleleri küfür kullanmadan sarfedebilecek bir erkek tanımıyorum ben...

Patates'ten saygılar.

Mayıs 27, 2012

Benden Bir Haber Geçer mi Ömrün Kalanı?

3 Haftadır tek kelime yazmamışım. Nasıl bir rezilliktir bu arkadaş. Ama nasıl yazayım ki, okurlarımdan özür diliyorum yine de. Tabi bunu bir problem olarak görmemiş olabilirler. Yani bence ortada "Sercan yazmıyor, napıcaz?" gibi bi durum yoktur. Ama beni okumayı seviyorsunuz bence. Yerim sizi.

Efendim vizelerim vardı, orada bir kitlendik. Hemen sonrasında ise kitlendim ki ne kitlendim... Turist rehberliği öğrencisi olduğumu biliyorsunuz. Ama gelin görün ki, turist rehberi olmak için gerekli prosedürlerden birini bilmiyorsunuz. İşte o yüzden kitlendim. Efendim, bakanlığa bağlı bir rehber olabilmek için, yani kokartlı, resmi rehber olabilmek için, Turizm Bakanlığı'nın gözetimi altında bir tura katılmak ve Türkiye sınırları içerisindeki tüm turistik yerleri görmek mecburiyetindesiniz. Şu an o turdayım işte ben. Bu satırları size, Bitlis'de, dağın tepesinde buz gibi esen bir otelden yazıyorum. Aynı zamanda da kayak merkeziymiş, bize faydası yok ama. Yaklaşık 1 haftadır turdayım. 15 gün daha buralardayım. Şimdi fırsat buldum yazdım, ilerleyen günlerde yine yazacağım.

Ayrıca, Türkiye'nin bir çok yerini gezmiş, görmüş fotoğraflamış biri olarak, sadece bu fotoğrafları paylaşacağım bir blog açacağım. Belki güzel olur, bence olur ha ne dersin?

Patates Güneydoğu Anadolu sıcağının altında kavruldu da kavruldu.

Ayrıca ben turun ilk etabında İstanbul'dan Ankara'ya yolculuk ederken, İncir Reçeli'ni seyrettim otobüste. Sonrasında ise güneş altında gezmeye başladım. Yani lafı nereye getireceğim? Şuraya :

Amele yanığı sendin aşkım...

Başlıkta da Emre Altuğ'un bir şarkısından alıntı yaptım. Neden öyle bir şey yaptım, onu da bilmiyorum tabi. Haydi öperim.

Mayıs 06, 2012

Kızlar Neden Fotoğraf Çekilir?

Mesela bunun "Ayy saçım dağınık çıkmış, tagleme bunu!" dediğini düşünün.
Bebeğim, kimse saçına bakmıyor, merak etme. 


Selam.

Her zaman yaptığımın aksine, bu yazımda, ilk önce başlığı yazdım ve sonra yazıyı yazmaya başladım. Normalde önce yazıyı yazardım, sonrasında başlığı eklerdim. Ama bu sefer konu sevgili kızlarımız olduğu için, önce başlığı yazdım ve kendimce sonunda soru işareti olan bu başlığı cevaplayacağım.

Kızlar neden fotoğraf çekilir? Evet. Mesela günümüzde fotoğraf çekilmenin öncelikli amacı, o fotoğrafın hatıra olarak kalması falan değil. Burası apaçık belli. İnternetin hayatımızda bu kadar çok yer tuttuğu bu zaman diliminde de, çekildiğimiz fotoğrafın Facebook'ta yerini alması da uzun sürmüyor. Ama bunu eleştirmiyorum. Eleştirmek için kendim yapıyor olmamam lazım. Ama yapıyorum ben de.

Neyse. Şimdi böyle her hangi bir etkinlikte -ki bu etkinlik piknik olur, parti olur, tur olur- fotoğrafçı sizseniz eğer, kızlardan sürekli şu replikleri duyabilirsiniz : "Ayy bizi de çekseneee!", "Hadi kızlar biz de çekiNelim!" Öncelikle kızlar, "Çekinmek" bir eylemi yaparken utanmak sıkılmak anlamında kullanılan bir fiildir. Yani fotoğrafı ÇEKİNEMEZSİNİZ. Fotoğraf çekilmekten çekiniyor olabilirsiniz, orası sizin bileceğiniz iş. Anlayan anlamadı. Anlamayan da kasmasın zaten fazla.

Ayrıca o kadar fotoğraf çekildikten sonra, 50 fotoğraftan 47 tanesi, kötü çıktıkları gerekçesiyle zor kullandırılarak sildirilir. Madem sildirecektin, neden çektirdin? Madem çektirdin, neden sildiriyorsun? Sormazlar mı adama?

Daha acıklı bir durum var, bu bahsettiğim etkinlikte topluca bir fotoğraf çekilmek, peygamber sünneti gibi bir duruma dönüştü. Adeta bir zorunluluk oldu. Onu da çekilirsin, tamam. Ama 15 tane insanın olduğu bir fotoğraf, tüzel kişiler tarafından "Ağzım yamuk çıkmış", "Gözüm kapalı çıkmış.", "Ay gülerken çıkmamışş.", "Ben şöyle çıkmışım, olmaz bu." gibi yorumlarla sildirilmeye çalışılıyor. 15 insanın bulunduğu bir fotoğrafın tek kişi tarafından sildirilmesi nasıl bir bencilliktir lan?

Silinmekten kurtardığınız fotoğrafları Facebook'a neyin yüklediğinizde de, yediğiniz fırçanın hakkı hesabı olmayacaktır. Çektiğiniz manzara resimlerine bile, kayanın bi ucu güzel çıkmamış diye bahane bulabilirler. Kendi fotoğraflarını zorla kaldırtırlar, en kötü ihtimal etiketi kaldırırlar ki, kendi arkadaşları görmesin falan.

Bence kızlar sadece kendi kendilerine fotoğraf çekilsinler. Ciddi anlamda, anlattığım tarzda olduğu zaman eziyete dönüşüyor.

Patates yamuk çıksa bile, etiketi kaldırmaz bence.