Nisan 28, 2012

İnsan Olmak...


Önce kendini anlamalı insan. Anlamalı ki, kendini ifade edebilsin. Kendi ifade edemediği takdirde, ön yargıları değiştiremez ve başkaları onun ne olduğunu düşünüyorsa, "o" olmaya mahkum kalır. Başkalarının olduğunu düşündüğü kişi olduktan sonra da, kendini anlayıp da ifade etmesi için artık çok geç olur.

Kendi içinde gerekirse savaş vermeli insan. İçi neyse, dışı da o olmalı. Karşısındaki kişi hiç tanımadığı, ilk kez konuştuğu biri bile olsa, ilk kelimesiyle onu çekebilmeli, tutabilmeli karşısında. Konuşurken gözlerine bakılmayan insan olmayı her zaman reddetmeli, gerekirse karşısındakini zorlamalı. Gözlerinin içine bakmadan bir şey anlatanları dikkate almalı yine de.

Karşısındakinin yaptığı yanlışların aynılarını, misilleme olarak yapmamalı insan. Kötü örnek olarak gördüğü veya hoşlanmadığı kişilerden bir farkı olmalı. Ak olan bir şeye, onlar kara dediği zaman, aksini düşünse bile, eyvallah diyebilmeli. Klişeleşmiş düşünceleri değiştirmek için, karşı tarafı kırmadan, bıktırmadan, sıkmadan uğraşabilmeli. Evet bu bir yetenektir, ama insan dediğin, insan olmak için bu yeteneğe sahip olmalı.

Birisiyle alakalı konuşabilir insan, iyi ya da kötü. İyi konuşuyorsa, birini övüyorsa, onu övdüğü noktaların, kendisiyle karşılaştırıldığında üstün olduğunu tespit etmeli. Kötü konuşuyorsa durum daha vahim. Aynı boyda olduğu insanla "Sen ne kadar kısasın!" tarzında konuşursa, karşısındakinin vereceği muhtemel kapak niteliğindeki cevabı sindirme gücü olmalı.

Kısacası insan, değer görmek için, bir şeyleri göze almalı. Risk almalı, her konuda. Risksiz yaşayan bir insan, başarılı olmak için çaba sarfetmiyor demektir. Siz öyle olmayın.

Patates öyle değil mesela.

Nisan 22, 2012

Atamayana Atarlar

Evet, bazılarınız için hiçbir şey ifade etmese de, Türkiye'de çok büyük bir kitle için hayatı durduran bir olaydır Fenerbahçe - Galarasaray derbisi. Üstelik Play-Off falan filan olayları, peş peşe derbiler derken, heyecan kapladı herkesi.

Bugünkü maçı Fenerbahçe TT Arena'da 2-1 kazanarak, puan farkını 2'ye indirdi ve şampiyonluk yarışında olduğunu kanıtlamış oldu. Ama bunları zaten biliyorsunuz bu yazıyı okuyorsanız.

Gelelim maçın nasıl olduğuna. Ben her zamanki gibi objektifliğimi koruyarak yorumlar yapacağım.

Galatasaray bizden daha iyi oynadı. Bunu asla inkar edemem. Hakem bağıra bağıra taraflı olduğunu belli etti. Yani tüm şartlar Galatasaray'ın maçı kazanacağını gösteriyordu. Ama öyle olmadı işte. Futbolun altın olduğu kadar klişe bir kuralı var : "Atamayana Atarlar." Bunu söylemeyi kendimden hiç beklemezdim ama, bugünkü maçta olanlar gerçekten bunu dedirtecek cinstendi.

Selçuk'un golü çok güzeldi. Volkan dünyaları kurtardı ya da Galatasaray dünyaları kaçırdı, seç birini. Sahada futbolcular da birbirleriyle iyi geçindiler. Sarıldılar ettiler falan. Fair play örneği gösterdiler. Fatih Terim'in Sow sakatlandıktan sonra onun yanına gidip teselli etmesi ya da geçmiş olsun demesi ve Necati'nin Bekir'in ayağına kramp girdiği pozisyonda ilk müdahaleyi yapması alkışlanması gereken hareketlerdendi.

Küfürleşmeye, çamura yatmaya gerek yoktu. Hop oturup hop kalktık, çok zevkli bir maçtı. Biz hiç bi halt oynamasak da, 3 puan bizim oldu.

Buradan sonrasını Galatasaraylılar okumasa da olur.

Maçtan önce susmak bilmeyen Galatasaraylıları Kadıköy'e kadar susturduğumuz için mutluyum diyeceğim de, onlar yine susmayacak, mutlaka çamura yatacak bir şey bulacaklar. TT Arena'da, o kadar seyirci desteğini ve takdir edilmesi gereken bir 3 boyutlu kareografiyi bir kenara bırakıp da maçı kazanmasını bildik. Şansa mı kazandık, evet şansa kazandık. Ama umrumda mı? Değil. Kazandık mı? Kazandık. Bitti. İstatistikleri sürekli anlatacaklar, ama malesef istatistiğe göre maç kazanılmıyor. Böyle bir şeyle çamura yatan olursa, onlara şu açıklamayı yapın. "Siz felanca kere gol pozisyonuna girdiniz ve 1 gol attınız. Biz felanca kere gol pozisyonuna girdik ve 2 gol attık. 2, 1'den büyüktür. Yani biz kazandık. Muck."

Sinir olacaklardı emin olun. Ama sonraki Muck'u mutlaka kullanın ki, Fair Play'i elden kaybetmeyelim.

Fenerbahçeli, Galatasaraylı, Beşiktaşlı, Trabzonsporlu, Güngören Belediyesporlu falan diye ayırt etmeden hepinizi öperim.

Patates.