Ağustos 19, 2010

gözümden ramazan, evet gözümden.


  • sahura kadar oturan insanlar. bkz; ben ve sen. sen derken yazıyı yayınlandığı anda okuyan insandan bahsediyorum.
  • sahur vakti, sokaktaki sessizliği delen çay karıştırma sesleri ve karanlığı delen daire ışıkları
  • iftar vakti yaklaşırken sızlanmaya başlanan, iftar vakti geldiğinde bu sızlanmadan mütevellit orucun tüm sevabını kaybetmiş loserlar.
  • oruç tuttuğu için hava atanlar. bu bambaşka bişey zaten.
  • **reklamlar** başlı başına ramazan temalı yoğurt reklamları. ana bacı karıştıran hazır çorba markaları. bkz; knorr analı kızlı çorba yeni küfür: anana avradına sıcak su katar çorba yaparım, tadından yenmez!
  • iftarın 5 dk öncesine kadar uyuyup, oruç tuttum ben diyenler.
  • oruç tutmak isteyip, dayanamayıp, yediği içtiği şeylerin oruç bozmayan şeyler olduğunu iddaa eden küçük çocuklar. bkz; su oruç bozmaz ki, biskrem bozmuyo oruç veriyim bitane? bibiskrem versem hesabı. öyle bişey demiyolar tabiki onu ben uydurdum.
  • iftar sonrası, oturmak için yarım saat sıra beklenilen, üstü açık; yani sigara içilebilen cafeler. en çok buna şahit oldum. bkz; her gece.
  • "abi davul gibi şiştim yaa, ramazan böyle işte aga yaa, aslında açken değil, yerken sınanıyoruz. sofrayı görünce hiç doymicak gibi geliyo, aç gözlülükten herşeyi yiyoruz ama, sonra kıprayamıyoruz. azcık yürüyüş yapalım mı?" diyerek, en büyük klişeyi yerine getiren amca.
  • geceleri internet cafeleri dolduran çocuklar. nasıl mı izin almışlar? bkz; "anne ben teraviye gidicem bütün ramazan". tekrar bkz; ezan saatleri gereği sokağa hergün biraz daha erken çıkılmasına rağmen, hep aynı saatte gelinmesi.
  • her gördüğün insana "bigün iftar yapalım ya" demek.
  • benim gibi, yani baterist olan insanların, "sen şimdi davulcusun ya, ramazanda sahurda çalsana ehueh" esprisine maruz kalması. her sene ama, kesinlikle sekme yok. ramazandan 2 hafta önce başlar. o cümleyi söledikten sonra "ehueh" gibi bi gülüş yaparken, "benim çaldığım davul öyle değil g*t oğlanı!" deyip bageti gırtlağına sokmak isteyip de, sokamamak. bkz; günah
  • orucunu sigarayla açan ve sevap oranını sıfırın altına düşürüp günah kazanan insanlar.
  • "şimdi bozardım da, 61 gün kim tutucak."
  • oruç tutup tutmadığı sorulduğunda, eğer tutmuyorsa, sebebiyle birlikte söyleyen insanlar var ayrıca. sebebe ne gerek var? sanki günah işliyosun. bi dk lan!? günah mı ki? di mi biraz bence?
  • pide almaya iftardan hemen önce giden insanların amacı sıcak pide almaktır. ama direkt olarak fırından alacaksanız, o pide fırından yeni çıkmış oluyor daha. tutmak için çok sıcak oluyor. ve aniden yere düşebiliyor. tecrübeyle sabit. bkz; bi poşet vereydi, eyiydi. tekrar bkz; sıcak pide poşete mi konur? terler hemen nem yapar.
  • über bkz;nem deyince de aklıma direk osuruk gelmesi. bayandan temiz bkz; kankam didem'in bende takıntı haline getirdiği ayrı yazılan "de" yüzünden az önce "ramazan pi desi" yazdım.
  • ramazan davulcularının her gün aynı şeyi, aynı ritmi çalması. anlamamayı bende isterim ama, takıntı oldu artık lan. bildiğin aynı şey her gece. biraz orijinal olun. yok diyosan, bırak şunu bırak, ben çalarım bişeyler.
  • eğer ben ramazan davulcusu olsam, benim mahallem sahura göbek atarak kalkardı ! bkz; 9/8lik ritim. (buna bakamayacak kadar müzik bilgin yoksa şöyle diyim: şopar müziğinin ritmi.)
  • bu sene göremediğime üzüldüğüm bişey : ezan okuyan ünlüler. bkz; ibrahim tatlıses, burhan çaçan.
  • ünlüler illa ezan okuyacaksa, en popülerlerine okutsanıza arkadaşım. mesela ne biliyim soner sarıkabadayı'yla murat boz ya da teoman'la atiye feat olayına girse. hem de ezanda herşey iki kere söyleniyor. tam feat'lik. (allahım günah yazma yarabbim)
  • eğer bu yazıya devam edersem çarpılmam an meselesi olacağından dolayı, bitiriyorum. benim gözümden ramazanı dinlediniz. şimdi sahur vakti. iyi sahurlar. davulcunuz aynı ritmi çalarsa gene, en yakınınızdaki şeyi kafasına fırlatıp 9/8 çalmasını söyleyin. onu çalınca tüm siniriniz geçecek, kendinizi göbek atarken bulacaksınız o uyku sersemliğiyle.

esen kalın benim güzel okuyucularım.

Ağustos 16, 2010

system failure.

bilgisayarımın içinde bulunduğu durumdan dolayı yazı yazamaz oldum resmen.
aslında yazı yazamıcak kadar kötü değil ama, böyle olunca yazasım gelmiyo. firefox'taki bütün kısa yollarım gitti. her siteye tek tek "dsakfsdl.com" yazarak girmek zorundayım. götüm gibi bişey bu. ses kartı sürücüsünü iptal etmezsem, rahat rahat çalışmıyo bilgisayar. bu ne demek? bilgisayarla rahat rahat takılmak istiosam, müzik dinlememem gerekiyo. bu da çok canımı sıkıyo. aslında yazacak çok şeyim var ama kader işte.

Ağustos 12, 2010

geldim beeeen

bitti tatil geldim ben canlarım.
nasıl geçti diye sorarsanız, sıradan işte. über değildi.
denize git eve gel, akşam çık takıl. sabaha karşı eve gel, öğlen uyan falan filan.
en çok takıldığım adamın, gittiğimin 2. günü tercihleri halledip akşamına gelcem diyip, bidaha da gelmemesi üzerine çok boktan geçti aslında. neyseki takılabileceğim bi kaç insan daha vardı da, ikinci günden geri dönmedim. tatilime damga vuran cümle kopyan dostum sami tarafından söylendi : "müziği kapatın, ezan çalıyor!"

şimdi gene aynı tempo iş güç. okulun olayları da başladı. sıkışacaz biraz. bakalım nasıl olacak.

sahura doğru kaçarken, yakın zamanda yaşadığım ve bu kadar da olmaz dedirten diyaloğu sizlerle paylaşıyorum. diyalogdaki diğer karakter apartmanımızdaki yusufcan adındaki, 8 yaşında bir çocuk (cedric değil, hayır)

ben: yusufcan! annen çağırıyor!!
yusufcan: hangi?


esen kalın.

Ağustos 06, 2010