Ekim 31, 2014

"OĞLUM YÜZME BİLMEZDİ, SUYUN İÇİNDE NE YAPTI?"

Selam.


Bugün yemek yemek için oturduğum bir yerde, televizyona normalde gösterdiğimden daha çok ilgi gösterdim. Haberler vardı, peş peşe, ardı arkası kesilmeden, onlarca kötü haber... En çok da şu son maden kazasıyla ilgili haberler dönüyordu. Fazlasıyla can sıkıcı, belli belirsiz, saçma sapan yeni bilgiler...

Hepimiz internet kullanan insanlarız, fotoğrafı mutlaka herhangi bir sosyal ağ hesabınızda görmüşsünüzdür. Güzel ninem, gözleri yaşlı bi tanecik ninem...

İhmaller, rantlar falan bunlara girmeyeceğim, hepimiz neyin ne olduğunu çok iyi biliyoruz...

Gecenin bu saatinde o teyzemin fotoğrafını ve yürekleri darmadağın eden o sözlerini tekrar gördüm ve bu beni çok fazla etkiledi. Yazmamın sebebi de bu aslına bakarsanız. Paylaşmam lazım, rahatlamam lazım. Bu kadar şey içimde patlamamalı.

Hep "Çok anneci." bir insan oldum. Anne sevgisinin ve annelerin çocuklarına duyduğu sevginin, dünya üzerinde hiçbir sevgiyle karşılaştırılamayacağını düşünüyorum. Belki de bu yüzden çok etkilendim. O yaşta bir annenin, içimi sızlatan görüntüsü, gözlerindeki o yaşlar, suratındaki şaşkınlık ifadesi beni mahvetti bu akşam.

İnsan ne yapar, ne düşünür böyle bir durumda? İki kuruş para için, canın gitmiş, yerin metrelerce altına girmiş. Bir kaza, bir ihmal, sonuçta bir şey olmuş ve sana bir haber gelmiş. 18 işçi mahsur kalmış ve bir tanesi senin oğlun. Gelen diğer haberler, madende suyun yükseldiği, işçilerin yaşama ihtimallerinin ne kadar düşük olduğu falan filan. Belki kimi aileler, suyun yüzeyinde dururlarsa, belki kurtarma ekipleri yetişir diye ümitlenirlerken, oradan bir annenin, canım ninemin yüreğindeki endişeyle birlikte sorduğu o soru: "Oğlum yüzme bilmezdi, suyun içinde ne yaptı?"

İnsan ne hisseder? Bu sorunun üstüne, sen düşünsene ninemin halini... Öldü mü, ölmedi mi? Bilmiyorsun... Hadi enkaz altında kalmadı, peki ya sular? Ya yüzme bilmiyorsa? Ölme ihtimallerinin yüksek olduğunu anlatan çevredeki boş boğazlı insanlar... Ama her şeye rağmen, insanın içinde olan o umut... Böyle bir durumda insan korkularına mı tutunur, yoksa o içindeki küçücük umuda mı tutulur? Bilmiyorum, bilmiyoruz. Yaşamadık çünkü. "Tahmin edebiliyorum." bile diyemeyiz, kimse edemez çünkü. Anneden başka, kimse...

Sayıp sövmekten başka elimizden hiçbir şey gelmemesi de, bize dokunması gereken bi mevzu... Ninemin gözünden düşen her damla yaş, bunun sorumlularına dert olarak, tasa olarak, ölüm olarak geri dönsün... O bile az... O ninemin gözünden düşen bir damla yaş kadar değerli ne var şu anda şu dünyada? Bizim gözümüzden düşenler onun milyonda biri eder mi?

Suçumuz yok, ihmal yok diyorlar ya bir de... Ama bunun illa ki sorumluları var. Tüm o sorumlu insanların iki yakası bir araya gelmesin, öldüklerinde yatacak yerleri olmasın, Allah bin türlü belalarını versin. Ama korkmasınlar, suçlu değillerse bu güzel dileklerim nasıl olsa havada kalır.

Bir de torba yasaymış, madenci maaşları ve çalışma koşulları iyileştirilmişmiş... Sikimin torbası.

Eyvallah.

8 yorum:

  1. Sercan o kadar haklısın ki, keşke olmasan...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Haklısın Mayam, keşke olmasam... Keşke.

      Sil
  2. Torba yasayla onlar kendi çalışma koşullarıını daha da iyileştirmişlerdir.Hocam, bu ülkede işçi olup inşaatta, madenci olup madende, asker olup sokakta, halk olup meydanlarda ölebiliriz.Can güvenliğimiz yok.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Kesinlikle haklısın. Şu lanet ülkeyi terk etme kararımda her geçen gün daha da haklı çıkıyorum.

      Sil
  3. Artık üzülmekten, çaresiz hissetmekten yoruldum.
    Bu kabullenişlerden yoruldum.
    Haykırması gereken insanların susmasından yoruldum.
    İnsanların gözlerinin içine bakarak yalan söylenmesinden, hepimizle alay edilmesinden yoruldum.
    Anlayacağın hiç iyi değilim bu aralar

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Hepimiz yorulduk be mor rimel, al benden de o kadar...

      Sil
  4. Sercan..

    yeni yazı yazdın mı diye bakim dedim ama yazıyı görünce üzüldüm..

    serzenişlerin o kadar doğru ki!!

    ayrıca gel bloga artık aa!

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bak şimdi ben de tekrar okudum, yine canım sıkıldı. Dönemiyom ki Mia'm, işler yoğunlaştı çok şükür :)

      Sil