Mayıs 11, 2014

SORULAR...

Merhaba.

Güvenmek bu kadar zorken, güveni kırmak nasıl bu kadar kolay olabilir?
Sevince güven neden bu kadar kolay oluşuyor?
Kısa zamanda yaşananlar neden o kadar kısa zamanda unutulmuyor?
Sebebi ne olursa olsun, bırakıp gitmek nasıl bu kadar kolay olabiliyor?
Bir hayat gayesi, bir aşkın önüne nasıl geçebiliyor?
Hiç alakası olmadığı halde, her şarkı nasıl bir kişiyi hatırlatabiliyor?
İnsan neden en çok sevdiğine kızıyor?
En çok sevdiğine kızan insan, neden her şeyi kestirip de atamıyor?
Birbirini seven iki insan nasıl oluyor da ayrı düşebiliyor?
Verilen sözler, kurulan hayaller nasıl bu kadar çabuk anlamsız olup unutulabiliyor?
Nasıl hiçe sayılabiliyor her şey?
Bir kalp başka birisinde kaldığı zaman, nasıl yaşayabiliyor insan?
Peki ya akıl, beyin nasıl oluyor da kaldırabiliyor bu kadar yükü?
Bir insanın hayatına girip, en ortalık yerine kurulduktan sonra, pılını pırtını toplayıp gitmek, üstüne de utanmadan "Sen beni boş ver, mutlu olmana bak." demek, hangi mantığa sığıyor, hangi kitapta yazıyor?
Bir taraf yapabileceği tüm fedakarlığı yaptıktan sonra, diğer tarafın tek bir fedakarlıktan kaçmasına ne denir? Korkaklık mı, cesaretsizlik mi, umutsuzluk mu?
Peki ya kalp kırmak? Kırıldıktan sonra, tekrar birleşmesi yıllar sürmüş bir kalbi alıp bile bile yere atmak nedir? Vicdansızlık mı, umursamazlık mı, çocukluk mu?
Hayatın zorluklarına birlikte göğüs germek varken, bir zorluk daha ekleyip tek başına başa çıkmaya çalışmak mantıklı bir hareket mi?
Terk edilmek neden alışkanlık haline gelse bile, her seferinde aynı acıyı veriyor?
Allah'ın belası dünyada, nereye baksan, nasıl oluyor da bir kişiyi görebiliyorsun?
Bir kişiyi doğru kişi sanmak başka, onun doğru kişi olduğunu bilip de kaybetmek nasıl hissettiyor biliyor musunuz?
En kötüsü de, her şeyin farkında olup, bu saçmalığa son vermek için elinden hiçbir şey gelmemesi nasıl bir his, tattınız mı hiç?

En güzel şarkılarımı seninle paylaşmıştım ben. Şimdi onları dinleyemiyorum. Bir çok şey gibi onları da çaldın benden. Kısacık zamanda, aldın ruhumu götürdün, nereye bıraktın kim bilir... Kendimle baş başa kaldığım her an, ilk dakikada gözlerimin dolması da bu yüzden. Belki o şarkıları dinleyebilsem, iyi gelecekler, ne bileyim. Ama korkuyorum. Her şeyi daha kötü de yapabilirler. Gerçi daha ne kadar kötü olabilir her şey... Hayatı yoluna koydum sanıp, bir şeye endekslenip, diğer tüm adımları o yöne atmaya başlamışken, yürüdüğün o yolun ayaklarının altından alınması... Yolunu sikerim dedikleri şey bu herhalde.

Ne oluyor bu adama demeyin, mutlu bir rüyadan uyandı diye düşünün sadece. Rüyalar da kısa sürer ama uzun gibi gelir ya, bu da öyle bir şey. Ruhunu buldu ve sonra ellerinden kaydı gitti. Bakakaldı sadece, bi dur bile diyemedi. Dedi aslında ama, nafile.

Birisi çıkıp da, şu yukardaki soruların hepsine mantıklı bir cevap vermediği takdirde, bu durumu kabullenemeyeceğim. Kabullenmeyince neler olacak, onu kestiremiyorum henüz. Çok ileri görüşlü bir insan sayılmam. Ama güzel olmayacak, hiçbir şey daha güzel olmayacak. Hep sıfırın altında yaşamaya devam edeceğim.

4 yorum:

  1. Sanırım güzel başlayan, bizi uçuran şeyler bir süre süre sonra rutine biniyor ve eski heyecanı kalmıyor.
    Bunu kabullenemeyen tarafsa uçup gidiyor.
    "Aşk"a çok inanan biri değilim ama şu an yaşadıklarını, isyanını satırlarından hissedebildim.
    Zaman geçek üzerinden. Ve sen unutmayacak ama giderek daha az hatırlamaya başlayacaksın.

    Ya güven sorunu dersen?
    İşte o hayat boyu yüreğinde her yeni başlangıçta sızlayan bir çizik olarak kalacak

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. İşte o çizik sürekli derinleşecek, hiç iyileşmeyecek.

      Sil
  2. Kuzum benim. Dün detaylı konuşamadık, canın bu kadar sıkkınken bir de ben sıkmak istemiyorum. Ama senin için çözüm yolu, kabullenmek ve s.ktir etmekle düzeliyor.

    Tabii bu kadar kısa sürede "güzel" yaşanmışlıklar "mutluluklar" varken nasıl başarılı olur da başarılabilir onu ben de bilmiyorum. Çünkü başarmam yıllarımı aldı. Umarım senin bunu atlatman bir daha bu kadar uzun sürmez.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Hiçbir detaylı konuşma düşüncelerimi, duygularımı, hissettiklerimi ve hissedemediklerimi değiştiremiyor. Kabullenmek ve siktir etmek o kadar kolay olsaydı, biten ilişkimin ardından tekrar yeni bi ilişkiye başlamam 2.5 yılımı almazdı.

      Çok daha uzun sürecek, biliyorum, kendimi tanıyorum. Hiç sürmediği kadar uzun sürecek.

      Sil