Ağustos 02, 2013

Aşk-ı Patates

Selamlar Patates'in güzel okurları.

Bugün aşktan bahsedeceğim. Neden öyle bir şey yapacağım bilmiyorum, ama son günlerde insanlarla bu konu üzerine çok konuştum, düşüncelerimi aktarmak istedim. Komikli olur mu, olmaz mı bilemeyeceğim, şimdiden bir şey deyip kimseyi beklentiye sokmak istemem. Haydi o zaman, bakalım bi...

İlk görüşte aşk. Siktir lan. Evet çok brutal bir giriş oldu. Ama yok öyle bir şey, olamaz da. İlk görüşte ne aşkı? Bir insanı ilk gördüğün zaman tanıyor musun, davranışlarını biliyor musun, nelerden hoşlanır, nelerden hoşlanmaz biliyor musun? Ortak noktalarınız var mı? Bunları ve daha bir çoğunu bilmeden bir insana nasıl aşık olunabilir? Ya da aşk öyle bir şey mi? Mesela ben aşık olmak için patatesi seçtim, doğalarımız birbirine çok uygun. İkimiz de yatarak büyüyoruz. O toprak altında, ben yorgan altında. Tabi mevsimine göre pike altında da olabiliyorum zaman zaman. Ama ben patatesi gördüm, tanıdım, en az 3 şekilde (Kızarma, Haşlama, Püre) onunla takıldım. O da beni çok iyi biliyor, onu tanıdığımın farkında. Ama bu tabii ki de ilk görüşte olan bir şey değildi. Hatta patatesi ilk gördüğümde, "Bu ne böyle bee topraklı topraklı dışı." falan demiştim. Ama her şey, patates o kabuktan kurtulunca değişti. Yani birinin içini görmeden aşık olmak, hep saçmalık, hem de feyk. Neyk? Feyk ulan feyk. Sahte yani.

Güzelliğin on para etmez,
Bu bendeki aşk olmasa,
Ama 3 paradan kapı açarım,
5 paraya alırım iyi bi pazarlıkla.
                             - Aşık Veysel Şatıroğlu
 İlk görüşte olabilecek tek şey, karşındakini fiziksel olarak beğenme olabilir. Ama eğer görmüş, geçirmiş biriyseniz (Geçirmiş hiç olmadı değil mi orada?), yani tecrübeliyseniz, güzelliğin ya da yakışıklılığın para etmeyeceğini anlayacaksınız. Aşık Veysel ne demiş? "Güzelliğin on para etmez, bu bendeki aşk olmasa." Ne güzel demiş ama. Tamam belki bir insanı fizik olarak beğenmek de önemli olabilir ama, her şey fizik değildir. Bunları söyleyen şişko bir Patates olduğu için taraflı konuştuğunu düşünmeyin. Evet ben şişkoyum fakat, şimdiye kadarki tüm sevgililerim manken gibiydi ama ben bununla mı övünüyorum? Hayır, hepsi insan olarak çok güzel insanlardı. O kadar güzel olmasalar da olurdu yine. Yani uzun lafın kısası ilk görüşte aşk değil, etkileşim olur, beğenme olur.

Üniversitenin son senesinde, aynı bölümde, bir alt dönemdeki bir kızdan etkilenmiştim. Görüp de etkilendim ama, hiç tanımıyordum. Ama şimdi düşün abi, masmavi gözler, upuzun saçlar, boyu benim kadar, biraz da balık etli, beyaz tenli. Şu an bunu okuyan kızlar bile etkilenmiş olabilir asdgfg. Sonra tabi yanaşmaya, tanışmaya çalıştım. Bir kaç ay tanışma süreci gibi buluştuk görüştük ama yok abi, yani kötü bir kız değildi belki de, o kadarını öğrenmeye fırsatım olmadı ama, donuktu, konuşmuyordu, bakışları çok acayipti, kötü bakıyordu yani, korkutucuydu. O yüzden aramıza bir şey olamadı. Çok çabaladım kendimi ikna etmek için, "İyidir lan belki." diye, ama olmadı. Olmadı mı da olmuyor, fazladan cırmalamanın bir mantığı yok. Görüştüğümüzü fark edip aramızda bir şey olduğunu düşünüp "Haydi mutluluklar, yeni bir yola girdin." diyen arkadaşlarıma da sadece "Ahahahahah No." diyebildim. Onu diyebilmek bile iyiydi.

Şimdi, artık kafalar netleşmiştir, ilk görüşte diye bir şey yok. Peki aşk o kadar basit mi? Birini tanımak ne kadar sürer? Tanımadan aşık olunur mu? Aşk kaç beden giyer? Tamam bu sonuncusu yok, hadise çıkarmaya gerek yok. (Kestin mi inceyi, hani şarkıyı Hadise söylüyor falanasdfg) Öhöhöhm.

Benim kafamda belirlediğim bir hiyerarşi var aşk için. Yani birisine nasıl aşık olabilirim, bunun için neler gerekiyor falan diye. Anlatınca bana hak vereceksiniz, eminim. Şimdi bu bahsettiğim unsurlar sırasıyla; Saygı, Sevgi, Dürüstlük(Sadakat), Bağlılık, Aşk. Evet önce saygı, sonra sevgi, sonra dürüstlük, sonra bağlılık, en son aşk. Bu aşktan öncekiler olmadan, bence aşk mümkün değil. Bu öncekiler olmadan aşk olmaz, olsa olsa patates olur.

Neden önce saygı. Çünkü birbirine saygı duymayan iki insan birbirini sevebilir mi? Bence sevemez, seviyor taklidi yapabilir ama. O kolay iş zaten, eminim ki bir çoğumuzun zorunlu arkadaşlıkları vardır. İş arkadaşları, sınıf arkadaşları falan filan gibi. Mecburiyet ilişkisi, mecburi görüşmece falan. Onları bir kenara bırakalım, onlara zaten seviyormuş gibi yapın çünkü gerçekten içlerinde saygı bile duyulmaması gereken insanlar var. Burası tamam, saygı olmadan sevgi olmaz, sevgi olmazsa aşk mümkün değil zaten. Kısacası saygı yoksa, sonuç: Patates.

Saygı duyduktan sonra, birbirini sevmek gerek. Çünkü şöyle düşünün, aşk patates püresiyse, sevgi patatestir. Yani olayın özüdür. Mesela ingilizcede, sevgi ve aşk için ayrı ayrı tanımlar var mı? Seni seviyorum derken I love you diyoruz, Sana aşık oldum derken, I fall in love with you diyoruz. Seninle sevginin içine düştüm diyoruz. Öyle demiyoruz da, öyle gibi. Yani olay "LOVE". Aşk için patates dersek de, sevgi için patatesin tohumu diyebiliriz, doğru mudur? Doğru değilse bir önceki sayfaya dönün. Şaka şaka dönmeyin, bir şey yok bi önceki sayfada.

Artık birisine hem saygı duyuyoruz, hem de seviyoruz. O zaman yapmamız gereken, artık ona karşı dürüst olmak. Bu aşamada, eğer karşındaki insanla ciddi bir şeyler düşünüyorsanız, bir hayat kurmayı düşünüyorsanız, tüm çamaşırları dökün ortaya. Hayır be, sevişmeyeceksiniz dur, o anlamda çamaşır değil, pis fesat. Eskiden yediğiniz bokları, birbir anlatın. Maksat dürüst olmak. Son derece kıskanç bir sevgiliye bile "Eskiden grup seks yapmıştık." diye anlatırsan, sırf dürüst olduğun için seni yine de terk eder asdfg. Ne bekliyordun ki olm, Türk Kızı bu, ama sen yine de dürüstlüğü elden bırakma. Sadık ol her zaman, başkalarına bakma, baksan bile "Öf memelere bak." deme. Deme onu, bak, iç geçir, eğ kafanı yürü.

Bunları da karşılıklı yaptıktan sonra, elimizde saygı, sevgi ve dürüstlük oluyor. Olay bu noktaya geldiğinde iki insan birbirine bağlanmaya başlıyor. Sürekli birbirini görme isteği, sesini duyma isteği hakim oluyor bünyeye. Yani bağlılık patatesse, şaka şaka değil, yok öyle bir şey. Bağlılık olayını da çözdükten sonra olay aşka doğru gidiyor.

Havada aaaaaağşk kokusu vaaaağr.  Evet artık aşık olmak için her şey hazır. Bunları uyguladıktan sonra, aşık olmamanız için hiçbir sebep kalmıyor. Artık katıksız, yalansız, saygı sevgi çerçevesinde, birbirinize bağlı şekilde bir aşk yaşayabilirsiniz. Afiyet olsun. Servis önerisi olarak da, Patates'le servis edilmesi önerilir.

Bu kadar uzun olacağını tahmin etmemiştim ama, konu aşk olunca insanın yazdıkça yazası geliyormuş meğerse. Ne güzel şeylermiş onlar. Uzun süredir yaşamadım, belki de bu kadar titiz olduğumdan, bilmiyorum. Ama tüm bunları öğrenmeme sebep olan eski sevgililerime selam ediyor, teşekkür ediyorum. Hepiniz iyi ki vardınız. Önümüzdekilere bakacağız artık. Tabi bu saatten sonra önümüze bir şey gelirse. Önümüz derken, "I don't want to see the back, I want to see the front" manasında.
Arkayı görmek istemiyorum,
Bana önünüzü gösterin.
                                        -Fatih Terim

Öperim hepinizi.
Patatesin kilosu 2 lira etmez, bu bendeki aşk olmasa. 




16 yorum:

  1. ooo aşk-ı patates! harika bi yazıydı. hatta şöyle söyliyim, şu ana kadar okduğum yazıların arasında en güzeliydi diyebilirim. yazına saygı duydum. artık ona aşık olabilir miyim? :D

    çözümlemeler harikaydı. ne biliyim aşkla patatesi bağdaştırman. o topraklı kabuk çıktı mı aranızda bir etkileşim olması! yani önemli olan içini görmek diyorsun. öyle mavi gözlü güzel kız gibi donuk olmasın diyorsun.

    yani bazen de dışını beğenip içini beğenmiyoruz. meselaaa brokoli. ay dışından nasıl güzel tane tane yeşil sevimli bir duruşu var öyle. yiyince ıykk oluyorsun (yanlış anlaşılmasın ben brokoliyi çok severima ama genel bir sevilmemezlik olduğundan bu örneği verdim) aynı mavi gözlü kız gibin :)

    şu hadise çıkarmaya gerek yok da kahkaha attım yine sirciiin :D

    senin hiyerarşini yerim! Saygı, Sevgi, Dürüstlük(Sadakat), Bağlılık, Aşk. ya yaa.. kaldı mı böyleleri? herkes brokolinin dışına bakıyor be sercan :D

    "Çünkü şöyle düşünün, aşk patates püresiyse, sevgi patatestir. Yani olayın özüdür."

    alkış alkış alkış!!

    hah doğru ingilizce de bile aşkın tanımı daha başkası.. sevginin içine düşünce aşık oluyor. sevgi olmadan da aşk olmuyor. ama en önce saygı gerekiyor diyerek toparlıyorum.

    allaam bu yazıyla birlikte aydınlandım bak :D bi aşık olasım geldi :D ajsfdf

    yine fatih terimin süper ingilizcesiyle beni benden aldın :D yine sonunu çok güzel bağladın. yine döktürdün. yine yine yine.. saygı duyarak aşık oldum yazıya.

    bu kadar.
    öptüm.

    YanıtlaSil
  2. Çok Sağol Mia yorumun içiiin!

    Saygı duyduysan tabii ki aşık olabilirsin.

    Brokoli benzetmesi çok iyi. Dışı güzel içi kötü örneğini verecektim ama resmen öyle bir sebze bulamamistim. Ama brokoli biçilmiş kaftan oldu.

    Aşık olasın geldiyse durdurma kendini! Saygı duyulacak birisini aramaya başla, devamı gelecektir zaten.

    Arkadaş bari aşktan bahsederken komikli olmasın ya üff.

    Bu kadar.
    Öptüm.
    Yerim.

    YanıtlaSil
  3. Aşık olmayın.
    Sakın olmayın.
    Gerek yok.
    Valla bak.
    Sevin ama aşık olmayın.

    Bu şarkı da alıyor zaten beni benden.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Yapma be Gece,

      Acı verse bile yine de güzel ya.

      O şarkıyı ben de çok severim. Beni de benden alır adeta.

      Sil
  4. öncelikle.. şarkı...
    Sertab Erener'in seslendirdiği en güzel şarkı olabilir..

    bir de böyle düetli eski bir versiyonu da vardır :)

    http://www.dailymotion.com/video/xfjsi_sertab-erener-ft-mondo-ask_music

    konuya gelince başta korkmuşsun " lan yoksa ciddi bişey yazıp da sıkar mıyım milleti" diye ama çok güldüğüm bir yazı oldu dfsknbf. hadiseyi çakmayaydım iyiydi, gelmiş geçirmişte yerlerde yuvarlandım .d

    hıım.. aşk konusuna gelince,
    evet birilerine güvenmek sevmek aşık olmak insanın canını yakabilir.
    nedeni de senin söylediğin sıralamada gidilmemesi olabilir bak :) yahut zaten kendimiz bile bir gün diğerinden farklı hissedip düşünebiliyoruz, hayatımızda değişen ufak şeyler bizi de değiştiriyor çevremize bakışımızı da, karşımızdakinden hep onu seveceğimiz şekilde olmasını yahut sevmesini bekleyemeyiz.. ama seven insan, genelde bu değişimlere aşkını da uyum sağlatır, sevgilisini kaybetmemek için fedakarlıklar vermeyi başarır. ÖZVERİ dir ilişkiyi ayakta tutan.

    hem zaten, kırılmalı ve incinmeliyiz. Kalplerimizi sağlamlaştıran hayata karşı daha dik durmamızı sağlayan da bunlar. Kalbim kırılmasın diye aşık olmamak olmaz.. Ayrıca tek aşk klişelerine de inanmıyorum, hayatını oturtup artık bir aileye sahip olmayı istediğinde, seninle aynı olgunluğa erişmiş aşık olduğun insan senin için son insan olur hayatlarınız birlikte devam eder.. diyebiliriz. çok kısıtlayıcı oldu tabi ama yani demek istediğim, her yaşın bir aşkı var ve onları yaşayıp tecrübeler edinerek gelecekteki hayatımıza girecek insanlara hazır oluyoruz, ben böyle düşünüyorum en azından. Her insan.. iyisiyle kötüsüyle, bir tecrübe ve hayata katılan bir anlamdır.

    YanıtlaSil
  5. Çoooook teşekkür ederim Hazel!

    Yine güldürebildiğime çok sevindim!

    Ayrıca sonda uzun uzun yazdıklarına o kadar katılıyorum ki, üzerine söyleyebilecek hiçbir şeyim yok!

    Bu kadar.
    Öptüm.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. uzuun uzun yazdin derken bir igneleme varsa acik konusalim :D kisa tutabilirim yorumlari hehe.

      Sil
    2. Hayır yahu ne alakası var, uzun yorumlar candır!

      Sil
  6. aşk patates püresi ise, sevgi dana rostodur. Yani ana yemek sevgidir, rostodur, tamamlayıp iyi orta da golü getiren aşktır, patates püresidir.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Aslında aşk ve sevgiyi ayırmasak mı birbirinden? Yani biri patates biri et kökenli olmasa mı? Çünkü sanki ikisi de aynı kökenden gibi.

      Ama senin önermen oldukça doğru. Ben sadece Mr. Patates olduğumdan sadece patatesten yürüdüm :)

      Sil
  7. Ben yazdıklarının üsluplarına ve konuşma diline hayranım abi severek yiyoruz patatesi !! Pardon okuyoruz :)

    YanıtlaSil
  8. kapanışı çok sevdim ben yalnız. ama bir şey demeden edemeyeceğim. artık bu kadar özverili insanlar yok ki. yani varsa bile ikisi birbirini bulmuyor. Yani sende varsa bile karşındaki insanda olmayabiliyor. bu yüzden zorlaşıyor her şey.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. İşte o yüzden şu anda benim açımdan her şey çok zor. Böylesini arıyorum çünkü, bekliyoruuum bekliyoruuum bekliyoruuuuum :) Gelecek inşallah. Yani iki ihtimal var, ya o gelecek, ya da yalnız öleceğim :)

      Sil
  9. Sercan dayanamayıp senle Mia'nın yazısını küçücük blackberry ekranımdan okurken yorum atmaya çalışmış başarılı olamamıştım. Gecikme için özüüüür <3


    Yoruma gelecek olursak, adamın (senden bahsediyorum:D) şakalı postundna bile ciddiyet, gerçeklik akıyor.

    Baştan sonra, gülerek ve eveet abi çok haklı diyerek tebessümle okudum. Hani derler ya, "Allah gönlüne göre versin!" diye, eveeet artık versiiiiin sana da, bana da Mia'mıza da :))

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ay küçücük ekrandan okumuş, kıyamam yea :)

      Ciddiyet olmalı, gerçeklik olmalı zaten ya.

      Artık Allah gönlümüze göre vermeli! Verecek!

      Sil