Ocak 21, 2013

"Midyeci amca, bana ve sevgilime midye ver!"

Hop! Selam dostlar.

Naber naptınız?
Beni sorarsanız aynı işte uğraşlar uğraşlar. Dedim bi yazayım, bakalım neler çıkacak. Çocukluğa insek ya biraz. Haydi.

Muhtemelen kime sorsak, en güzel çocukluk kendi çocukluğudur. Hangi yılda doğduğu önemli olmaksızın, en güzel aktivitiler, en aktif mahalle, en eğlenceli çocukluk herkesin kendi çocukluğudur. Çünkü başkası kendi çocukluğunu ne kadar anlatırsa anlatsın, o anlattığı güzel, neşeli oyunların içinde sen olmadığın için, pek de etkili olmayacak. Ben de kendi çocukluğumdan biraz bahsedeceğim nedense. Sıkılacağınızı bile bile, yapacağım bunu. Ama tabi, şunu oynardık bunu oynardık şeklinde olmayacak. Zaten bu blogu okuyan insanlar, öyle olmayacağını biliyorlardır muhtemelen.

İşte bu anlattığım etkinleri yapan, böyle bir şey. Tabi biraz daha büyümüş hali.

Şimdi ilk başlarda, Ortaköy'de oturuyorduk. 6 yaşıma kadar oradaydım. O yüzden biraz silik. Hatırladığım çok az şey var. Ama onlar da çok belirgin. Enes diye bir arkadaşım vardı. İkimiz de evden birer tabak alır, elimizde tabaklarla sokaklarda dolaşırdık bütün gün. Neden mi? Zamanında bir dizi vardı, Mahallenin Muhtarları diye. Orada bir deli vardı hani, elinde direksiyonla gezerdi sokaklarda. An itibariyle yaklaşık 20 dakika görsel aradım ama bulamadım. İşte biz o tabaklarla araba kullanıyorduk sözde. Ama şey gibi düşün, bir araba var, öndeki iki koltukta da direksiyon var. O şekilde yan yana gidiyorduk ve üst sokaklara falan çıkmamız yasaktı. Bazen büyük bir çılgınlık yapıp caddenin kenarına kadar gidiyorduk! Bir süre bu uğraşımız devam etti. Taa ki, büyük bir olaya kadar. Araba tamiriyle uğraşan bir aile dostumuz, hurda bir arabadan çıkma bir direksiyon hediye etti bana. Ben de büyük bir mutlulukla, hayali arabamı bir nebze olsun gerçek kılmış olmanın heyecanıyla, kendimi sokakta buldum. Sonra aynı sokakta babamı buldum. Sonra da direksiyonu çöpte, kendimi de odamda buldum. Kızmıştı babam haklı olarak. Araba merakım burada son bulmasa da, takip eden yıllarda sokakta park etmiş arabaların "Kaç bastığına" ve otomatik vites olup olmadığına bakarak geçti ve azalarak bitti. Günümüzde çok büyük bir araba merakım olduğu söylenemez.

Sonrasında maç oynamaya başladık ya da kendi deyimimizle "Maç etmeye". Çok uzun sürmedi tabi. Büyük abiler bizi oynatmıyordu çünkü. Zaten oynadığımız zamanlarda da "fasülye" oluyorduk. Bu nasıl insafsızlık lan, bir insana nasıl böyle bir yakıştırma yapılabilir, fasülye nedir amk?

Apartmanda Yeliz diye bir kız vardı. İlk aşkım gibi bir şey. Balkondan balkona konuşurduk böyle falan. Kim bilirdi ki bir gün bizim aşkımızın zorla bitirileceğini. Yeliz'i tam hatırlayamıyorum, bu da beni üzüyor açıkçası. Kara kuru bir şeydi diye hatırlıyorum ama, kuru olması normal, çok küçüktük çünkü. Bir gün biz yine evcilik oynarken, haydi ekmek alalım diye çıkıyoruz sokağa. Annelerden falan gizli. El ele tutuşuyoruz, ver elini sahil. Abi, oturduğumuz yer, sahile 18-20 dakika falan yürüme mesafesinde. Yani öyle 4-5 yaşında çocukların gidebileceği bir mesafe değil. Ama ben erkeğim ya, yolu biliyorum diye başladık yürümeye. O günün en çılgın etkinliği olarak, karşıdan karşıya geçtik! Ben 4 yaşındayken okur-yazar olduğum için, Yeliz'e hava atıyordum, bak burada şu yazıyor, burada bu yazıyor diye falan. Velhasıl kelam, sahile varmıştık sonuçta. Orada midye tava yapan bir amca vardı. Annemlerle sahile gittiğimizde, beni her gördüğünde hemen bir çubuğa takılı midyeyi, bir karşılık beklemeden uzatırdı. Ben de şimdi manitayı almışım, öyle malak gibi sahile inmek olmaz öyle diye düşündüm. Geçtim midyeci amcanın önüne, "OMCO BİZE BİRÖR TONÖ MİDYE VÖRSÖNÖ" dedim. Hiç bozuntuya vermedi, çıkardı verdi. Annemlerin olmadığını anlayacak ki, "Parasını kim verecek?" dedi. Annemler verirler sonra dedim. Tamam dedi. Biz sahile doğru gittik, çocukluk işte, hemen parkta oynamaya başladık. Fark ettim ki, midyeci amca gelmiş orada bankta oturuyor. Bizim oyunumuz bitene kadar bekledi ve sonra bizi alıp elimizden tutup eve götürdü. Tabi evdekiler ölmüşler meraktan. Çıkmışlar aramışlar sokak sokak falan. Ah Yeliz, kim bilir nerede, ne yapıyordur şimdi.

Çok net hatırladığım başka bir olay. Bir gün bir kedi bulmuştuk. O kediyi o kadar sevmiştik ki, tüm engelleri hiçe sayıp, aramızda para toplayıp ona süt falan almıştık. Çok heyecanlı bir etkinlik değil ama, benim için çok önemliydi nedense.

Bir gün babamla otobüsle eve gidiyorduk. Haftasonu gezmesi yapmıştık. Söylediğim gibi 4 yaşında okuma ve yazma biliyordum. Otobüste gelirken, çok net hatırlıyorum, Çırağan Sarayı'nın orada bir durakta durdu. Karşımızda oturan 2 kız -muhtemelen üniversiteli- zaten beni hali hazırda bayağı bir mıncırmışlardı. Dediğim durakta otobüs durunca, duraktaki bir yazıya takıldı gözüm. O anı o kadar net hatırlıyorum ki. O anda orada bir hata olduğunu fark ettim ve heyecanla babama döndüm ve "BOBOOO BOBOOO BAAK YANLIŞ YOZMIŞLOORR, KADIKÖY YAZOCAKLARONA KADIYÖY YAZMIŞLOOOR!" dedim. Babamın "Aferin oğlum!" demesine fırsat kalmadan, o kızlar beni bir aldı, bir mıncıklamalar, bir öpmeler falan. Bulun lan o kızları bana!

Şimdilik bu kadar diyooor ve çocukluğumun -bana göre- 2. yarısını bir sonraki yazıya saklıyor, hepinizi öpüyorum.

Patates yazacağıma POTOTÖS yazsam ya ben buraya.

10 yorum:

  1. O kızlar şimdi 40 yaşında...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ben olgun hatunlardan da hoşlanırım.

      Sil
  2. Bok vardı ortaköyden geldin avcılara :D

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Olm Ortaköy'de büyüdüğümü düşünemiyorum lan. İğrenç bir adam olurdum amk. Ayrıca sen beni tanıdığın için mutlu değil misin lan, ne güzel geldim işte, tanıdınız beni :D

      Sil
  3. Yanıtlar
    1. Milyonlarca anlam taşıyan bir yorum olmuş Mia :)

      Sil
  4. Sürükleyici ben liseli adamım abi kim uyuycak ya şimdi bunu okumadan yatmam :D

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ne olacak yahu, 10 dakikanı almaz okumak. Bi de yorumlardan sonra isim falan yazarsan ne güzel olur.

      Sil
  5. İlk yarı böyle maceralıysa 2.yarı nasıldır kim bilir...Olayları an be an yaşadım sanki laağğn! :) Devamını bekliyoruz efenim.
    İKÖNCÜ YORÖ ÇÖBUK GÖLSOOONN!

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. TOMÖM SEÇÖLCÜÜÜM MÖROOK ÖTMÖÖÖ GÖLÖCÖÖÖK YOKONDÖÖÖ :)

      Sil