Eylül 12, 2012

Erkek Depresyonu vs. Kadın Depresyonu

Selam.

Viski mi ki o?
Depresyon kötü bir şey. Ömer Üründül gibi yorum yaptım resmen. Adam Messi için "Messi iyi topçu." demişti ya. Sanki biz bilmiyorduk. Aynen o durum oldu işte, ben demeden önce sanki depresyonun kötü bir şey olduğunu bilmiyordunuz. Ama biliyordunuz bence değil mi? Güzel.

Zamanında Göksel iyi ekmek yemişti bu depresyon olayından. Depresyondayım diye bir şarkı yaptı ve aldı yürüdü, çok da güzel oldu. Hatta ben bir iddiada bulunmak istiyorum. Şöyle ki, "depresyon" kelimesinin tam anlamıyla lûgatlarımıza girmesi de bu şekilde oldu. Yani öncesinde illâ biliniyordu ama, o şarkı çıktıktan sonra daha da bir yaygınlaştığına inanıyorum ben. Nasıldı sözler? "Depresyondayım, unutuldum, aldatıldım. Sevgilimden ayrıldım, çok yalnızım."

İşte ben bu duruma biraz ön yargılı bakıyorum. Yani depresyon olayının her şekilde, sevgiliye, yalnızlığa bağlanması çok yanlış. İnsanlar gayet sevgilisi varken, çok arkadaşı varken, her şey yolundayken bile depresyona girebilirler. Öyle sanıldığı gibi değil. Yani diyorum ki Depresyon=Bunalım değil. Daha farklı bir şey depresyon. Bir de şimdi bunun bir çeşidi var ki zaten bu yazıyı yazma sebebim sizlere "ERKEK DEPRESYONU"nu anlatmak.

Kadınların depresyonundan oldukça farklı olduğunu düşünüyorum ben mesela. Depresyondayken, kadınların erkeklerden çok daha güçlü olduğu bir gerçek. Kadın depresyonda olsa bile, bunu dışarı yansıtmak istemez. Mesela dışarı çıkacakken yine makyajını yapar, dışarıdakiler bir problem olduğunu anlayamazlar. Erkeklerde tam tersi bir durum söz konusudur. Mümkün olduğunca yansıtmaya çalışırlar. Ama şöyle de bir durum var. Yansıtmaya çalışırlar ama, dışarı çıkarlarsa... Bu gösteriş amaçlı değil tabi. Erkeğin olayı bu. Aslında yanlış bir cümle kullandım ama değiştirmeyeceğim. Erkekler yansıtmaya çalışırlar deyince kasıtlı gibi oldu, evet. Ama onun gerçeği şudur ki, yansıtmamak için bir çaba sarfetmezler. Bu da dışardan bakanların anlamasını sağlar bu durumu.
Erkek depresyonu vs. Kadın depresyonu için
bu görsek kullanabilir bence, ha?
Kadın ve depresyon deyince esrarengiz şekilde akla ilk gelen şeylerden birisi çikolata. Daha spesifik konuşursak, Nutella. Aslında bunun sebebi de çok açık. Bir çok kadın dış görünüşüne önem verir (normal olarak) ve bir estetik kaygı söz konusudur. Kilo almak istemez, formda kalmak ister hep. Ama depresyondayken bunlar umrunda olmadığı gibi bir de çikolataya abanır. Çünkü bu kendini cezalandırma şeklidir. Erkeklerde ise bu durum farklı tabii ki. Erkek daha çok alkole vurur kendini. İçer, içer ve içer. Sonra bir yerde sızıp kalır. Rezillik çıkarır. Kendini acınacak hale getirir. Normalde çok alkol aldığında bile çok etkilenmeyen bir insan olsa bile, depresyonun da getirisi olan bazı psikolojik şeylerden dolayı kendini acınacak hale düşürmek için düşer. Sersefil kalır ortalıkta ve kendini bu şekilde cezalandırmış olur. Tabii ki kadınlar alkol almaz demiyorum, alkol alarak depresyon yaşayan kadınlar da yok değildir.


İnsan Behlül bile olsa depresyona girebilir. 
Erkeklerin kadınlara göre şanslı olduğu bir konu da, depresyonda şekil - şemâl değiştirme olayıdır. Kadınlar genellikle saçlara odaklanır. Kestirirler, boyatırlar, kaynak yaptırırlar, şeklini değiştirirler falan filan. Çünkü depresyon anında veya sonrasında insanın kendini beğenmemesi ve bir şeyleri değiştirmesi gerektiği gibi bir tribe girilir. Erkeklerde bu daha kolaydır ve kesinlikle depresyon halini belli eder. Mesela sakal. Sakal bırakır. Daha doğrusu, sakal bırakmaktan ziyade, traş olmayı bırakır. İsterse kadınlar da sakal bırakabilir tabi ama, daha önce rastlamadım hiç. Bir kaç bıyıklı gördüm o kadar. Neyse. Böyle Robinson Crusoe gibi dolaşırlar. Saç sakal birbirine karışır falan. İşte bu, önceki bahsettiğim "Yansıtmamak için çaba göstermeme" olayı. Görürlerse görsünler, anlarlarsa anlasınlar gibi bir düşünce hakim olur genelde.

Zaten şimdi genel manada kadın ve erkeğin yaşadığı depresyonu bir tutmak doğru olmaz. Çünkü kadınla erkek bir değil. Çok farklı. Bir eşitlik tribi var evet. Mesela en basitinden karşılaşılan ama mecbur olunan zorluklar var. Mesela erkek sünnet olur, kadın adet görür. Kadınınki daha çileli. Erkek askere gider, kadın doğum yapar. Yine kadınınki daha çileli. Askerlik dediğin belli bir zaman dilimi, ama doğum dediğin şey çiftin kararına göre 2 kere 3 kere 4 kere olabilir ki sezaryen diye bir şey var, bildiğin bıçak altına yatmak. Neymiş yani, kadınla erkek aslında eşit değilmiş. Kadın olmak daha zormuş. Müşterek bir hayat yaşamak lazım tabii ki ama, yine de kadın olmak zor be abi. Zor yani baksana. Zaten zor olmasa, cennet babaların ayakları altında olurdu. Ama gel gör ki, genelde babaların ayakları kokuyor. Ne alakası varsa şimdi.

Kısacası dostlar görüldüğü gibi bir farklılık söz konusu. Bu depresyon "sevgili" yüzünden olursa, daha da kötü tabi durum. Bir ayrılık sonrası kadınlar çabuk toparlanırken, erkeklerin uzun yıllar kendine gelemediği de gerçektir yani. Hatta erkeklerdeki genel bir trip vardı intihar etmekle alakalı. Hemen intihar etmek ister. Bazen bu tamamen ilgi çekmek için olsa bile, yine de temkinli yaklaşılmalıdır çünkü o anki psikolojiyle, her erkek bunu yapabilecek potansiyele sahip olur.

Patates depresyondaydı bikeresinde. Değişiklik olsun diye kabuğunu soydurmuştu. Çıplak kalmış dingil.

3 yorum:

  1. Nerden nereye baglamissin yaa.d.d sonuc olrak sunu diyebliriz o zaman kadin depresyondayken daha da mukemmelestirir kendni erkekse iyice dagitir.d ve kadinlar hayati boyunca bitmek bilmeyen fiziksel sinavla sinanir o yuzden kadinlara iyi bakin beyler kiymet blin. Unutmayin eger kiymet bilmez de uzerseniz sonunda siz daha cok uzulursunuz.d ben patatesin fenerbahce macina giderken yolunu kesen kiz.d.d

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ulusa seslenişiniz için teşekkür ederiz Gülşah Hanım :)

      Sil
  2. Bir geç olgunlaşma olayı var sanırım. Bunun getirisi olarak erkekte bazen çocukça tepkiler ortaya çıkabiliyor. Çok çabuk pes etme gibi. Bir de şu tepki deli ediyor insanı. "Öleyim de kurtulun yaaa." Hiç bunu demiş kız görmedim. :)

    YanıtlaSil