Mart 08, 2012

8 Mart Dünya Kadınlar Günü

Selam.

Bugün 8 Mart 2012. Evet tahmin edebileceğiniz gibi Kadınlar Günü. Hep söylerler kadınlarla erkekler eşittir diye. Yok öyle bir şey birader. Eğer eşit olsaydık, bir de "Erkekler Günü" olurdu. Ama benim bildiğim kadarıyla yok öyle bir gün. Haa, ama kadınlar bunu haketmiyor mu? Bittabi hakediyorlar. Çünkü onlar başımızın tacı.

Tüm klişeleri bir yana bırakalım, kız erkek farketmez, hepimizin bir kadının içinde büyüyoruz ve sonra nefes almaya başlıyoruz. Sonrasında kollarında olduğumuz ilk kişi yine bir kadın. O kadın annemiz oluyor, evet. Kadınlar olmasaydı diyerek olayı dramatikleştirmeyeceğim.

Kadınları sadece 8 Mart'ta hatırlamak doğru mu olayına da girmeyeceğim. Çünkü öyle bir şey yok aslında. Mesela biz sadece 29 Ekim'de mi cumhuriyetle yönetiliyoruz? Bu da öyle bir şey işte. Gerçi cumhuriyet falan hak getire ama, neyse şimdi girmeyelim oralara.

Uzun lafın kısası, kadınlar ömrümüzün vazgeçilmezleri, bizim bitanelerimiz, her şeyimiz. Efendim bu sebeptendir ki, dünya üzerindeki tüm kadınların 8 Mart Dünya Kadınlar gününü en derinden gelen duygularla kutlarım ve her daim onları hatırladığımızı bilmelerini isterim. Büyüklerin ellerinden, küçüklerin gözlerinden, yaşıtlarımın da bir yerinden öperim işte. Haydin görüşürüz.

Patates günü de yapsak ya böyle ulusal.

3 yorum:

  1. Her şeyden önce,günün anlam ve önemini ifade etmeye çalıştığın yazın için teşekkür ederim bir bayan olarak...Bir bebek doğar!Müjde verilir!Kızınız oldu! Baba sevincini kiminle paylaşacağını şaşırır...Bir başka baba,başı önde,''tüh be''der gibi bir hareketle sessizce koridorları terk eder.Dünyaya henüz merhaba diyen kızının yüzünü merak bile etmezken,onca zahmete katlanan karısını ve belki de aynı eziyetle kendisini doğuran anasını aklına getirmez bile...Yumuk,minik gözleriyle boş boş bakınırken etrafa,belkide aradığı babası idi minik bebeğin...Her erkeğin hayatında bir kadın vardır...Ne mutlu ki;eşini,başının tacı yapan,onu taktir etmekten ve övmekten gocunmayan,her yerde bir adım arkasından giden kocaya...Ne mutlu ki;kızını tepesinde taşıyan,saçını okşayan,ona yarenlik eden babaya...Ne mutlu ki;kendisini dünyaya getirdiği için minnettarlığını dile getirerek onun gururunu okşayan oğula...Bu anlamda erkeklerin de kadınlar gününü kutlamak lazım!Yukarıdaki örnekleri özellikle belirttim ki;kadına şiddeti erkeklik olarak benimsemiş,kadınları;ya bir amaç ya da bir araç olarak gören acizler üstlerine alınmasınlar diye...Daha önce düşüncelerimi aktardığım bir yazımdan belli başlı paragrafları,mümkün olduğu kadar birbirleri ile ilişkilendirerek bir yorum oluşturmaya çalıştım.Umarım anlaşılır olmuştur.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Yukarıdaki yoruma ilaveten;ulusal olmasa da yöresel patates günü ya da günleri yapabiliriz elbette...Aynı zaman,aynı mekan...Temmuzun ikinci haftası,İmrenli...Hem belli mi olur?''Şile Bezi Festivali''ni,düzenlendiği ilk tarihlerde ne kadarlık kesim biliyordu ki?Olmaz mı yani? ....İlknur Aydın

      Sil
  2. İlknur ablam, duygularıma o kadar güzel tercüman olmuşsun ki, ne diyeceğimi bilemedim. Gerçekten mükemmel bir şekilde aktarmışsın düşündüklerini. Çok teşekkür ederim yorumların için. Patates gününü de mutlaka yapalım ya, belki zamanla fenomen oluruz, belli mi olur :)

    YanıtlaSil