Şubat 10, 2012

Televizyonumuzun Üzerindeki Dantel Olaydın

Selam gençler.

Sonunda finallerimi bitirdim ve çook büyük bir ihtimalle tüm derslerimi yüksek bir not ortalamasıyla verdim. Açıklansın göreceğiz bakalım. Bir de kalırmışım hepsinden. Hocalar beni FF'le kınarmış falan. Bööö tamam iğrençti kabul ediyorum. Ama merak etmeyin, final haftasından yeni çıktığım için böyle oluyor. Beynim işlevlerini tam olarak yerine getiremiyor ki, an itibariyle su içer gibi çay içtim ve dilim falan yok artık yani. Damak mamak kalmadı, kaynadı ağzımın içi. İçtiğim şeyleri ayırt edemiyorum.

Televizyon izlerken gözlemlediğim 2 olay paylaşacağım. Bizzat TV'den caps aldım. O derece yani. Başlayalım.


Şimdi sabahları annem okul için beni ve kardeşimi veya iş için babamı kaldırdığı zamanlarda, bu programı izliyor. O gün ben de çıkmadan bir şeyler atıştırırken, Hande Katipoğlu var diye, dedim bir bakayım. Çok severim kendisini. Öyle tatlı konuşuyordu, altta çıkan yazıyı gördüm ve hemen caps aldım. Evlilik hazırlıklarının Cem Yılmaz'ı yıldırdığını belirtmişler. Şimdi Cem Yılmaz nasıl yılabilir yahu? Adam kralın önde gideni, zengin falan, hangi hazırlık yıldıracak? Olayın bu boyutunu geçiyorum. Asıl benim için önemli olanı başka bir boyut. Cem Yılmaz'ın 2008 gösterisini izleyenler bu replikleri hatırlayacaktır : "Altta vesikalık fotoğraf, böyle köşede, bir de tarifeli THY uçağı gidiyor. Uçak almışım. Habere göre almışım. İşte habercilik budur!" İşte gösteri de böyle bir konudan bahsediyordu. Bu yakaladığım karede de vesikalık bir fotoğrafla Cem Yılmaz'ın evlilik hazırlıklarından yıldığını kanıtlamış oldular. Bravo.


Bu da Beyaz Show'dan bir kare. Beyaz, Ata Demirer, Tarık Ünlüoğlu ve Nev. 4 adam ayaktalar ve önleri iliklenmiş durumdalar. Sebebi ise telefon bağlantısındaki kişi : Bülent Ersoy. Abi ben bu olayı çözemiyorum ya. Yani bu kadında nasıl bir otorite var? Tamam ben de karşısına çıksam konuşamam bile. Ama korkudan yani. Tersler diye falan korkarım. Nev'e yüklendi baya. Batı müziği eğitimi alıp almadığını sordu. Biraz gerginlik olur gibi oldu falan. Ama o an stüdyoda çıt çıkmıyordu. Ki orkestradaki baterist sürekli bir atraksiyon halindeydi. Her muhabbetin sonuna bir senkop çakıyordu. Ama o bile kıpırdayamadı. En son tablo da buydu işte. Telefon bağlantısında bile bu tabloyu yaratabildi kadın. Ben bi de şeyi düşünürdüm hep, Ata Demirer, bilindiği üzere çok güzel taklidini yapıyor Bülent Ersoy'un. Ben içten içe kesin kızıyordur falan diye düşünüyordum. Amma lakin ki öyle değişmiş. Sordu resmen sen benim taklidimi yapardın, neden yapmadın falan diye. Şaşırdım tabi doğal olarak. Bi de finaller falan vardı ya, hep şaşırıyordum böyle.


Buna zaten bir şey demiyorum. Demeye gerek de yok bence.

Psteata.

2 yorum:

  1. Efenim öncelikle zat-ı alinizin yapmış olduğu site adresindeki değişikliğin hayırlara vesile olmasını gönülden temenni ederim. Yazınız vereceği mesaj dolayısıyla sanki azcık kısa mı olmuş, yoksa bana mı öyle geldi? Cem Yılmaz'ın duygularına da tercüman olmuşunuzdur herhalde..

    YanıtlaSil
  2. Bu bir nevi kısa bir tespit yazısı. Tespitlerin asıl olayı da fotoğraflar olduğunda, yazı olarak görülen yerler zaten kısa olmak durumunda. Hani bir fotoğrafı ancak o kadar yorumlayabilirim, daha fazlasını da yazarım ama sıkabilir =)

    YanıtlaSil