Eylül 19, 2011

Bitsin Bu Gece...

Ne yazağım, ne yazmam gerek hiç bilmiyorum. Burada hep, kısmen de olsa komik şeyler okuyan, beklentileri bu yönde olan okurlarımın beklentilerini bu gece karşılayamayacağım. Çok büyük sıkıntım var. Ne yazacağımı bilmediğim halde, bir şeyler yazmalı ve bunu paylaşmalıyım mutlaka.

Onu o kadar çok özlüyorum ki. Normal zamanda aklıma bile gelmiyor. Üstünden çok zaman geçti, ikimiz de çok farklı insanlar olduk ya da öyle sanıyoruz. Çünkü ben o zamanki Sercan'ım hala, bundan eminim. Lafı geçtiği anda, dışarı gülmeye çalışıyorum ama içim kan ağlıyor. Tam boğazıma bir şey düğümleniyor, gözlerim doluyor ve mideme acımasız bir ağrı saplanıyor. Onunla geçirdiğimiz o kısa zamanı, herşeyden daha çok özlüyorum. Kendimi onun sayesinde bulmuştum ben. Her ne kadar, geçmişimi unuttum, artık geçmişime üzülmeyeceğim desem bile, söz konusu "O" olduğu zaman, kendime verdiğim tüm sözler, aldığım tüm kararlar, koyduğum tüm tabular yok oluyor, bir anda savunmasız bir hale geliyor. Ben onu çok seviyorum, ama artık şansımız yok biliyorum. Senelerdir aklıma gelmiyordu hiç. Yani zaman zaman konuşuyorduk, doğum günlerimizde birbirimize mesajlar atıyorduk falan ama, eski günleri derin derin düşünecek kadar uzun kalmıyordu aklıma. Ama bugün, ne olduysa oldu, bir geldi aklıma, pir geldi. Kendime kızdım ilk önce, hani unutmuştun herşeyi, hani düşünmeyecektin bunları dedim. Ama olan oldu bir kere. Şimdi dışarı çıkmaya bile korkuyorum. O birazcık uzakta olsa bile, her yer onunla dolu aslında. "Sevgili" sıfatıyla birbirimizi ilk gördüğümüz yer, sürekli oturduğumuz yer, yukarı yürüdüğümüz yer, onu bıraktığım durak, her yer ama her yer onunla dolu. Şu anda kendime ne yapıyorum ben diye soruyorum ama, bir cevap veremiyorum. Düşünmekten kafayı yemek üzereyim. Çünkü tekrar bir şansımız olsa, bir şekilde tekrar bir araya gelsek, ne pahasına olursa olsun, beni ondan sadece ölümün ayıracağını adım gibi biliyorum. Onu unutmak için çok çabalamıştım ben. Hayatımın en mala bağlanmış dönemiydi onunla ayrıldıktan sonrası. Ondan duymasam bile, ayrıldıktan sonra yaşadığı kötü şeyleri, bana haksızlık ettiği için yaşadığını düşündüğünü duydum. Bunu görme şansın yok ama, sakın öyle düşünme. Haksızlık ettin mi, etmedin mi, şu an onun için bir cevabım yok, neden ayrı düştük onu bile hatırlamıyorum ama, en büyük haksızlığı etmiş olsan bile, senin üzülmene dayanamam. Şu an içim o kadar acıyor ki, kendi kendime acımaktan kendimi alamıyorum. Şu anda hissettiğim şeyin bir adı yok. Yutkunamıyorum ama, bundan eminim. Bu gecenin bir an önce bitmesini istiyorum. Keşke şu filmlerdeki olaylardan biri gelse başımıza, seneler sonra tekrar karşılaşsak ve bir daha hiç kopmasak. Ama onlar sadece filmlerde olur di mi? Keşke bir şansımız olsa, yukarıdaki bir şekilde duysa sesimi, bu fırsatı verse bize, ben de çevremdekilere, hatta tüm dünyaya, nasıl aşk yaşanırmış göstersem. Millet çift görse de özense. O dışarıdan bakıldığında parmakla gösterilen çift olsak. Biliyorum, beni parmakla göstermeleri için kilo vermem gerek. Ama sen olsan, onu bile yaparım. Kimse için yapmadığım, her şeyi yaparım senin için. Ama keşke sen gelsen, keşke bir şansımız daha olsa, keşke bu yazıyı okuma şansın olsa... Keşke bu kadar çok keşkem olmasaydı. Ama özlüyorum, napiyim, elimden keşke demekten başka bişey gelmiyor, gelemiyor. Bir çılgınlık yapıp çıkagelsem oraya, saçmalık olur. Çünkü belki de hayatında biri var şu an, bilmiyorum ki, bilemiyorum. Soramıyorum da. Çok kötü durumdayım şu an. Bu gece bir an önce bitmeli. Bitmeli...

Patatesi hiç böyle görmemiştiniz değil mi?

4 yorum:

  1. gözlerim büyüdü,şaşırdım..çokça da anladım seni..
    keşkelerin son bulsun ve gecen kolay,sancısız geçsin kuzum..
    Ama kasvetli bile olsa,hissettiklerinden kaçmıyorsun ya,takdir edilesisin!

    YanıtlaSil
  2. şu an varya, hiç iyi değilim. düşünmekten çıldırabilirim bu gece.

    YanıtlaSil
  3. düşün. ama kafanı patlatacak kadar değil!

    YanıtlaSil
  4. patlasın, çatlasın, hiç bi önemi yok nilcim.

    YanıtlaSil