Haziran 26, 2011

Gençlik mi, S♥ktir Et...


Gençlik, gençlik. Ne güzel kelime değil mi? Genç olma durumu, insanların ömürlerinin en güzel evresi. Tabi kime göre? Kulağa hoş geliyor olabilir gençlik kelimesi, fakat, benim şahsi olarak hoşuma gitmeyen bazı şeyler var, var ki, oturmuşum buraya yazıyorum.

Şimdi bazı insanlar gençliklerini özler. Kimileri bu özlemlerini gidermek için, gençlerin yanında durmak isterler hep, onların muhabbetlerini dinlerler. Ama ben geçen gün farkettim ki, dinlenecek falan hiçbir şey kalmamış.

John C. Parkin'in "S*ktir Et" adlı kitabına başladıktan sonra, pek bir vaktim olmamıştı onu okumak ve olaylara "S*ktir Et" demek için. O gün, cafeye indim, çok sakindi. Bahçe tarafına oturdum ve içeceğimi söyleyip, kitabımı okumaya başladım. Yaklaşık 100 sayfa okuyana kadar kimse gelmedi. Yani o kadar rahat, o kadar anlayarak okudum ki, kafamda olayı bitirmişim. Kitabın anlattığına göre çevremdeki herşeye "siktir et" diyebilirim. Felsefeyi edinmişim resmen. Zaten kitabın olayı, kişilere değil, olayları siktir etmek. Neyse.

Kitabı okumaya devam ederken, bir grup liseli "genç" geldi. Arkamda kalan 8-10 kişi kapasiteli bölüme oturdular ve sohbet etmeye başladılar. Kızlı erkekli bir grup. Bir yandan okurken, bir yandan da onlara gidiyor kulağım. Bildiğin liseli muhabbetleri, o onlar çıkmış, o onu terketmiş. Alan seçme falan filan muhabbeti yaptıklarına göre, 9. sınıfı bitirmiş, 10. sınıfa geçmiş insanlardır diye tahmin ettim, ki eminim, başka ihtimal yok. O an, onlar konuşurken, aklıma az önce bahsettiğim, gençliğini özleyen insanların, gençlerin muhabbetlerini dinleme, onlara ortak olma istekleri geldi aklıma. Kitap elimde ama onları dinlemeye başladım.

İsteyen istediği gibi konuşur beni ilgilendirmez ama, 15-16 yaşında bir kızın, bir sürü arkadaşının ve cafede başka insanların içinde, sürekli "onun da *mına koycam", "hay s*kiyim ya!", "ananın *mı" gibi kelimeleri söylemesi, çok iğrenç ve itici bir şeymiş gibi geldi bana. İğrendim resmen. Ne olursam olayım, nasıl bir insan olursam olayım, insanların küfredebilme özgürlüğünü savunsam bile, o kızların ağzına hiç yakışmıyordu yani, tam bir rezaletti ve ben saatlerdir okuduğum kitabın, bana hiçbir bok öğretmediğini anlamadım. Çünkü o an, onların küfretmesine "S*ktir Et" diyemedim.

Demek ki büyüklerimiz "Bu gençlik nereye gidiyor?" dediğinde, bunları kastediyorlarmış. Ben de senelerdir şaşırıyordum, neyimiz var lan bizim, ne güzel terbiyeli, saygılı çocuklarız diyordum, ama neler neler varmış. Duyuyordum ama, bu kadar iğrencine ilk kez şahit oldum.

Kitabı kapadım, telefonumu cebime koydum, hesabı ödedim ve eve doğru yola koyuldum.


Patates de yanımdaydı.

2 yorum:

  1. yeni nesil 6 harfliler,mide bulandırıcı ato...fazlasıyla hem de...

    YanıtlaSil
  2. ben de o kitabı okuyorum şuan :D bazen diyemiyorsun hakikaten sercanım ya :D
    o esnada s*ktir et demek yerine, kes lan! demeyi yeğliyoruz =P
    yeni nesil kötü,önünü alabilen yok.

    YanıtlaSil