Mayıs 30, 2011

Kaka Deyip Geçme!

Tuvalete gitmek büyük bir iş sevgili okurlarım. Gayet sıradan gibi gözükse de, bazen çok ilginç bir deneyim yaşatabiliyor. Bak fesatlık yapma, deneyim dedim diye olayı hemen elizabethe getirme. Şimdi bu olay evdeyken gayet sıradandır aslında. Yemek yersin, bişeyler içersin ve doğal olarak, vücut onun faydalı kısımlarını kullandıktan sonra, kalanları dışarı atmak ister ve gayet normal bir şekilde, gidersin, oturursun klozete ya da alaturkaysa çömelirsin, isteğe göre eline dergini, kitabını, telefonunu ya da hiç bişeyini almazsın, görürsün işini çıkarsın dışarı. Buradan sonra yazaklarım, iğrenç şeyler kategorisini gireceği için, devam etmeyebilirsin.

Şimdi asıl sorun, public tuvaletler. Yani işte, benzinlikti, restorandı, okuldu falan, bu tip yerlerin tuvaletlerine girmek asıl problem. Öncelikle, ben kendi adıma konuşayım, büyük tuvalet şeysi için wc'ye girdiğimde, öyle hemen çıkmam. Tuvalette uzun kalanlar güruhuna dahilim. Neden mi? Dergi okurum, telefonla oyun oynarım, vakit kaybetmemem gereken anlarda, ders bile çalışırım. E işte bu yüzden, tuvalette uzun kalmak bir probleme dönüşüyor. Mesela, lisede ya da ortaokulda falan, hiç derste izin isteyip de tuvalete gitmezdim. Çünkü biliyordum, geç geldiğim zaman dalga geçilicek falan, en sevmediğim şeyler. Dalga geçicek ne var ulan, sıçtım işte. Şişko bi adamım ben, hemen sıçamıyorum öyle, teallaam ya.

Sonra, özellikle karşılaştığım bir olay. Mesela girdim tuvalete. Hemen yanımda, bir tuvalet daha var. İki tuvaleti ayıran tek şey, aradaki suntayla tahtayla arasında kalmış duvarımsı bir şey. Üstelik alttan ve üstten iki karış açık. Neyse, okulda girdim tuvalete. Yine insanın doğasında bir şey olduğundan, bu işi yaparken, bir takım sesler çıkacak. Bundan kurtuluş yok. Kabinin içindeyim ve tuvalette benden başka kimse yok. Rahat rahat takılıyorsun ve bir anda, kapı açılıyor. Biri giriyor içeri. Hadi gitsin, hadi gitsin, ses çıkıcak, gülücek, off gitsin artık, daha fazla tutamıcam falandı filandı. Bunlar iç ses tabi. Sesli düşünürsen sıçtın. Yok öyle sıçmadın, öteki türlü sıçtın. Zaten sıçamadığın için sıçtın da, orası ayrı. Neyse sıçtım konunun içine. Böyle bir tedirginlik söz konusu oluyor.

Ama bazen, benim gibi public wc'de tedirgin olanların dostları oluyor. Ki bunlar genelde, o tuvaletin bulunduğu mekanın ya da işletmenin personelleri oluyor. Bunlar, senin çekinmemen için, kendileri de çekinmiyorlar. Geliyorlar, giriyorlar, tabiri caizse patır patır sıçıp, sana o özgüveni sonuna kadar verip sifonu çekip çıkıyorlar. İşte o personel abilerimiz olmasa -abilerimiz diyorum, çünkü ablalar için böyle bişey söz konusu mudur bilemiyorum- yandık bittik biz. Ya da ben. Öyle işte.

Önemli konulara değinmek istedim böyle. Ne yani, seçim analizi mi yapsaydım? Hade len.

Patates tek başına iktidar olacak!

2 yorum:

  1. " Bok gibi ama güzel " oylamana mecazsız tam uyan bir yazı olmuş :D

    YanıtlaSil