Mart 29, 2011

Yalçın Abi'yle Gerçeğin Peşinde

Uzunca bir süredir, coolluğuma bok sürdürmemek adına, televizyondan kopmuştum. Ancak bir süredir, Öyle Bir Geçer Zaman Ki olsun, Yahşi Cazibe olsun, Leyla ile Mecnun olsun takılıyorum. Baya bir TV izliyorum artık. Hatta her akşam izleyebileceğim bir şey var. Çok sıkılırsam, haftada 2 yeni bölüm veren Çocuklar Duymasını bile izliyorum. O derece TV insanı oldum ben. Ama TV insanı olunca, yazacak çok şeyim oluyor.

Bugün eve çok yorgun bir şekilde geldim. Eve girer girmez, kendimi koltuğa attım, kumandayı aldım elime, zap yapmaya başladım. Flash TV'ye geldiğimde Yalçın Abi'mizin programı "Gerçeğin Peşinde"ye rastgeldim. Daha önce bu programda sunum müziği olarak, an itibariyle dinlediğim Amon Amarth grubunun, Pursuit of Vikings adlı şarkısının introsu çalındığına şahit olmuştum. Çok şaşırmıştım. Bugün de denk gelince, dedim izleyeyim, bakalım şaşırtacak bişeyler var mı acaba falan.

Açtığımda derdini anlatan bir adam vardı. Adam diyorum 32 yaşında olduğunu söyledi. Ama akıl yaşını sorarsan, söyleyemem bile. Adamın nereden orada olduğunu, olayın içeriğini anlatmaya başlıyorum, herşeye hazır ol dostum, herşeye :

Bir otobüs muavini, araca binen bir kız görür. Onunla tanışır. Telefon numarasını alır. Kız da, hayatında ilk kez gördüğü bu adama numarasını verir. Sonra kızı bir daha görmez. Gün gelir, bu muavin telefonunu satar ve olaylar burada başlar. Çünkü bu adam telefonunu satarken, içindeki kişisel bilgilerine dokunmaz. Sonra asıl kahramanımız, adını hatırlamıyorum, Veli diyelim. Veli bir gün telefoncuya gider, 2. el telefon bakar ve muavinin sattığı o telefonu beğenir, alır. Veli yaşı baya bir büyük olmasına rağmen, hala kişilik oluşturamamıştır kendine. Sürekli ama sürekli, sevgiye ihtiyacı olduğunu düşünmektedir. Tıpkı bir ergen gibi. Bu düşüncelerin akabinde ise, aldığı telefonda, telefonun bir önceki sahibinin bilgilerinin hala durduğunu farkeder. Rehbere girer, aşağı doğru inmeye başlar ve "Arife" ismini görür. Abazalığa bak, gördüğü ilk kızı aramış adam. Arife'yi arar. Arife de açar. Bir süre telefonda görüştükten sonra, buluşurlar falan. Sonra ne mi olur? Evlenmeye karar verirler. Arife'nin ailesi müsaade etmez. Arife, ailesiyle kavga ettiği bir gece, Veli'ye mesaj atar. Gel beni kaçır der. Veli'de kaçırır onu. Evlenirler, Arife hamile kalır. Ama bebekleri düşer. Kız bir süre bunalımda kaldıktan sonra, çocukluk aşkına kaçar. Veli ne yapar eder, kızı geri getirir. Bir süre birlikte olduktan sonra, kız bu sefer ortalıktan kaybolur.

Veli kardeşimizin programa katılma sebebi, Arife'sini bulmak istemesidir. Onsuz olmayacağını, o olmasa, şuan cesedinin kalkıyor olabileceğini söyler. Onun hayatına gireceğini önceden bildiğini iddia eder. Müneccim gibi.

Evet, şimdi burda olay kesinlikle Yalçın Abi'mize toz kondurmak değil. Yalçın Abi'miz ne kadar mantıklı yaklaşsa da adamlara, adamlar o kadar saçmalıyorlar. Büyüksün Yalçın Abi! 

Ama Yalçın Abi'nin büyük olması, bizlerin o Veli kardeşimizle aynı oksijeni soluduğumuz gerçeğini değiştirmiyor malesef.

Patates, bırakma beni.

NOT : Bu yazıda, programın sunucusu Yalçın Çakır'a hakaret yoktur, olamaz da.

7 yorum:

  1. Hahaha :D Bende izledim ve duygularımın tercümanı olmuşsun resmen. Ne diyeyim başarılarının devamını diliyorum. Takibe devam diyorum :D

    YanıtlaSil
  2. takibe devamdan dolayı teşekkür eder, yorumları da her daim beklerim dostum :D

    YanıtlaSil
  3. Arife ha? Tülay'ımız var idi bir aralarda :D Boşuna dememişler ah şu çılgın Türkler diye bize. İşimiz gücümüz yok lan bizim. :D
    imza:KILodya

    YanıtlaSil
  4. kılodya senii :D

    yavuz şuan sana o kadar özeniyorum ki. bıraktın gittin bu ülkeyi, ohh kebap valla ya.

    YanıtlaSil
  5. aşk tesadüfleri sever,nerden nereye :P asdcfdgvn

    YanıtlaSil
  6. ama öyle bi tesadüf şekli de yok yani :D

    YanıtlaSil