Mart 11, 2011

Çıkmış 9'a, inmez 8'e = 8.9

Bloga erişmişken, güncel bir olaydan bahsetmek istiyorum.

Evet, senin de tahmin edebileceğin gibi, Japonya'yı gerçekten "vuran" şu depremle ilgili görüş ve duygularımı paylaşıcam. Öncelikle çok üzüldüğümü belirteyim de, insanız sonuçta yani.

Bi kere, 8.9 nedir ya? Kıyamet gibi deprem olmuş zaten. Son bildirilen ölü sayısı 51miş. E adamların daha önce canı yandı depremden, artık nasıl önlem almışlarsa böyle büyük bir depremden bu kadar az can kaybıyla kurtulabiliyorlar. Pratikte bakınca 51 insan çok gibi gelse de, İstanbul'daki 7.4'te kaç kişi öldüğünü düşününce, 51 çok komik bir rakam oluyor.

Bi de çok kısa bi süre önce, yani 1 hafta kadar önce, rüyamda oturduğum binanın yıkıldığını ve öldüğümü gördüm. Depremden yıkılmıştı tabi, öyle boş yere değil. Rüyayı, dışarıdan izliyordum, içine dahil değildim. Kendimi ölürken gördüm yani. Ayrıca sanki rüyayı tv'den izliyormuşum gibi, sol alt köşesinde "Az kaldı, MART!" yazıyordu. Uyandığımdaki halimi anlatmayacağım tabii ki. Ama çok etkileyici bi rüyaydı. Umarım o rüyada işaret edilen deprem Japonya'daki depremdir de neden bana işaret edilsin ki lan deprem? Ama, eğer, Mart ayında, umarım olmaz ama, şayet, yani inşallah olmaz ama, oldu ki bi deprem olursa İstanbul'da ve ben ölmezsem, o zaman peygamberliğimi ilan ederim.

Neyse uzatmayayım, moralim bozuluyo çünkü. Allah yardım etsin oradaki insanlara ya da onlar neye inanıyorlarsa o yardım etsin. Umarım ölü sayısı daha fazla artmaz, tsunami için de gerekli önlemler alınır. Dünyanın Japonlara ihtiyacı var!

Ama sevgili okurlar, sizlere şunu sorarım ve bu konuda yorumlarınızı beklerim ki, karşılıklı bi konuşma yapabilelim : 

"8.9 şiddetindeki bir deprem, İstanbul'u geçtim, Türkiye'nin herhangi bir yerinde olsa, ne olurdu?"

1 yorum: