Mart 17, 2011

Asla Anlayamayacağım Seyler

Çoğu arkadaşım tarafından zeki, kıvrak zekalı ve ağzı iyi laf yapan biri olarak tanımlansam bile benim de anlayamadığım, aslında anlamak istemediğim bazı ufak tefek şeyler var. Blogun açılması şerefine, çılgın seks partileri yapmaktansa, böyle bi mahremimi ortaya dökmek istedim. Bir kaç tane bu asla anlayamayacağım şeylerden anlatacağım. Hadi bakalım. Bakalım sen anlayacak mısın, görelim.


Salı akşamı, arkadaşlarla dışarı çıkmışız mesela. Spesifik bir salı değil ama, herhangi bir salı olabilir bu. Gece 12 falan olmuş saat, gün çarşambaya dönmek üzere. Eve doğru çıkıyorum. Yarın pazar kurulacak olan sokaktan geçiyorum. Lan diyorum, burada nasıl pazar kurulacak falan. Her yer araba lan, yolun iki tarafı da, boşluksuz araba dolu. Ama tüm pazarın kurulacağı yerler öyle. Eve gidiyorum. Saat 12'yi geçmiş.(Saat 12'yi geçince kafa duruyomuş falan diye espri yapıp laz kardeşlerimi incitmeyeceğim.) Bi duş alıp, yatağıma girip, derin düşüncelere dalmadan önce, tabii ki de, çok korktuğum bir şey olan karabasan üç harfli, beş harfli, yedi harfli varlıkları savurmak için, birer adet Felak ve Nas surelerini zikrediyorum nacizane. Neyse. Sonra arabaları, pazarı, kafasına sütyen takan satıcıları, üstünde "Nixe" yazan ayakkabılar için "Kesinlikle orijinaldir abla" diyen diğer satıcıları düşünerek uykuya dalıyorum. Sonra sabah, annemin seslenmelerine rağmen uyanmadığım için, annem tarafından burnum sıkılmak suretiyle nefessiz bırakılarak uyanıyorum. Aslında seslenmesini duyuyorum ama, yarı ölü olduğum için, tepki veremiyorum. Neyse kalkıyorum, giyiniyorum parfümleniyorum falan filan. Sonra çıkıyorum otobüs durağına doğru. Durağa inerken, saat, taş çatlasa 7. Ulan pazar sokağına bi geliyorum, bir tane bile araba yok. Bir tane bile yok yahu. Nasıl oluyor bu ya? 6-7 saat içinde nereye gidiyor tüm bu arabalar? Nasıl bir organize çalışma şekli bu? Acaba pazarcılar zillere falan mı basıyor arabaları çekin diye? İşte ben bu arabaların bir anda nasıl ortadan kaybolduğunu asla ama asla anlayamayacağım.


Diğer bir konu ise, tamamen karşı cinsle alakalı. Şu havaların ısınmasıyla, hemen dolaplardan çıkan mini etekler, kısa şortlar falan. Özellikle bizim okul için geçerli bu, ki zaten diğer okulların kızlarını bilemem. Ama o kızlara bişey hatırlatmalıyım. "Sevgili tiki genç kızlar, tamam vücudunuz güzel olabilir, her an sergilemek isteyebilirsiniz, buna da kimse karışamaz. İstediğiniz kadar kısa şort, istediğiniz kadar kısa etekler giyebilirsiniz. Zira bu erkeklerin hoşuna bile gider. Ama bu mini etek ve şortları gardrobunuzun derinliklerinden çıkarırken o kadar heyecan yapmışsınız ki, dizinize kadar gelen çizmeleri kaldırmayı unutmuşsunuz. Ulan kısacık şortla, o çizmeler giyilir mi yahu? UGG giy abi, ona bile razıyım yahu. 55 santimlik çizmeleri giyince zaten göstermek istediğin bacağını kimse göremiyor. Bu dediklerimi bi düşün bence."


Şimdi sevgilim kızların bacaklarıyla neden bu kadar ilgilendin diye fırça kaymadan konuyu değiştireyim ve anlamamakta ısrar ettiğim son konuyu da belirteyip aranızdan ayrılayım şimdilik. Aslında son değil ama, bu yazı için son. Şimdi şöyleki, her öğrencinin bildiği gibi metrobüs diye bişey var. Bu metrobüsler oldukça yoğun çalışan, lastik tekerlekli tramvaylar aslında. Avcılar'dan eğer binerseniz, 3 tane diziliyor, 20 saniye içinde hepsi kalkıyor ve sonra başka 3 tane geliyor. İnanılmaz yoğun bir trafik söz konusu. Şimdi başka bir olay ise, metrobüsün gece seferleri. Geceleri kullandınız mı bilemem ama, 40-45 dakikada bir geliyor metrobüs. Yani Avcılardan çıkan bir metrobüs, istikametin yarısına falan geldiğinde, bir yenisi kalkıyor. Öyle düşün, o kadar seyrek seferler. Peki bu saatte bu metrobüslerin kalanı nerde abi? Bunlar için özel bi garaj falan var mı? Hayır öyle lastiğini, krigel kayışını(elini kolunu yani) sallayarak metrobüs yolundan da çıkamaz. İkitelli garajına falan zor gider. O metrobüslerin nereye kaybolduğunu merak ediyorum. Ayrıca, kaç tane metrobüsün görev yaptığını ve aynı metrobüse kaç kere denk geldiğimi merak ediyorum. Ayrıca, metrobüste oturduğum yere, bi daha binince görüp de sevineyim diye bıraktığım işaretlerin hiçbirine denk gelememiş olmamdan kelli düşündüğüm metrobüs saysısı beni korkutuyor.

Patates yok bugün.

3 yorum:

  1. Anlam veremediklerine son derece katılıyorum..ama en son anlam veremediğin konu hakkında naçizane bir bilgim var.o da şu ki; metrobüslerin bir kısmı yolcu falan alıp bıraktıktan sonra ist.üniv.işletme kampüsünün ilerisine doğru götürüyorlar epey boş bir alan var.orada dizili çoğu..ben nerden mi biliyorum bunu..
    Günlerden bir gün ablamın bir sınavı ist.üniv.işletme kampüsüne çıkar.yanında giderim ve 3 saat boyunca müzik dinleyip kampüsü dolaşırım..orada ıssız ıssız dolaşırken bir adet metrobüs aracının yaklaştığını görürüm..bir iki devam eder bu böyle..işte ben de bu sekilde öğrenirim bunu..
    kızlar ve etek-çizme kavramına edecek lafım bile yok ..başlı başına saçmalık :D işte moda böyle abisi :D
    son olarak pazar olayı hakikaten enteresan he :/

    neyse fazla konuştum(yazdım)bugün ben..severek okuyoruz,eline,aklına sağlık ;D

    YanıtlaSil
  2. nil bu mükemmel yorumun için öncelikle teşekkür eder, metrobüs konusunda beni aydınlattığın için minnettarlığımı belirtmek isterim. siz severk okuosanız elime aklıma sıçim hacı, yazarım tabi :D

    YanıtlaSil