Şubat 02, 2011

Komiksiz Blog

Sanırım asla genç insanların ölmesine alışamayacağım. Hep bana garip gelmeye devam edecek. Bir de sabah daha yatağımda yatarken, televizyonda duyuyordum bişeyler. Ama tam olarak uykuyla uyanıklık arasında olduğum için ne tam olarak anladım, ne de kafamı kaldırıp baktım. Sonrasında öğrendim ki, Defne Joy hayatını kaybetmiş. Hissettiklerim, Barış Akarsu öldüğü zamankiyle hemen hemen aynıydı. Dün de Barış Manço'nun ölüm yıl dönümüydü, ondan da biraz burulmuştu içim.

Ölen kişi ünlü olduğu için değil aslında içimin burulması. Ne zaman bir cenaze falan görsem, hep burulur içim. Bu hayatın aslında ne kadar da kısa olduğunu sürekli update ederim kafamın içinde.

Tabi şimdi, televizyonlarda başka haber verilmiyor hiç bir şekilde. Facebook'ta her yer Defne Joy resimleri, videolarıyla dolu. Açılan gruplar cabası. Bunlardan hoşlanmadığımı tekrar etmeyeceğim. Bir kaç yazı önce yazmıştım zaten "İnsanların öldükten sonra kıymete binmesi" hakkında bişeyler. Bir kaç gün daha böyle çalkalanacak ortalık sonra durulacak. Ve muhtemelen 2 Şubat 2012'de Twitter'da Trends'e de giremeyecek, birkaç tv kanalı dışında haberi de yayınlanmayacak, Facebook'ta da bugünkü gibi anılmayacak. Ve muhtemelen "Sihirli Annem" en baştan verilmeye başlayıp da, izlenme rekorları kıracak.

Basında da insanları delirtecek haberler çıkacaktır. İlaç kullandığı halde alkol aldığı için, ölümünü kendisi hazırladı falan diye abuk subuk haberleri görmemiz çok yakındır ve belki de vardır bazı yerlerde bilemiyorum.

Kısacası, hayat çok kısa. Genç, yaşlı demeden, teker teker gidiyor herkes, yenileri geliyor ama gidenler eskiler değil sadece. Burada yapılması gereken tek şey, Defne Joy'a Allah'tan rahmet, yakınlarına ise baş sağlığı dilemek olacaktır.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder