Haziran 05, 2010

eylem ne arar la taksimde?


günlerdir gündemi oluşturan olayları hepimiz biliyoruz. evet israil'in yaptığı hayvanlıktan bahsediyorum. savaş dahilinde bile, sivil insanların öldürülmesi zaten bir suçtur bana göre. neyse. tekrar söyleyeyim, siyaset ve benzeri konularda yazmayı sevmiyorum. zaten amacım, filistin yaşasın, hadi israil'i itin götüne sokalım da değil. israil itin götüne bi şekilde gircek zaten. benim katkım olsa da olmasa da. benim bahsetmek istediğim şey yaptığımız, daha doğrusu yapamadığımız eylemler.

"eylem mi? eylem ne arar la taksimde" diyerek başlamak istiyorum. eyleme katılanlara sor; "müthiş eylem yaptık, şöyle yürüdük, böyle bağırdık" diyecekler. ama hiç de öyle değil dışardan bakılınca. "neden?" dediğinizi tahmin ediyorum, durun açıklıcam.

şimdi işim gereği, sürekli taksim ve civarında oluyorum. bikere bu eylemler işime çomak sokuyor. trafiğe takılıyoruz sürekli, programımızı uygulayamıyoruz, turistler hoşnut olmuyor, problem oluyor. ama bu eylemleri, eylem olarak görmememin sebebi işime çomak sokması değil tabiki.

eğer benim gibi, günlük öğünlerinizi genelde burger king'de alan biriyseniz, eyleme katılmayın, komik duruma düşüyorsunuz çünkü. ya da eğleme katıldıysan, yemeğini burger'da yeme. komik duruma düşüyosun. tabloya baksana; "elinde filistin bayrağıyla burger king'e giriyorsun, ve diyorsun ki 'bir tane steakhouse menü, büyük boy olsun, sos olarak da bufalo sosu ve acı sos istiyorum'. "

ee noldu eyleme? israili boykot etmece fln. bir kişide de şöyle bir şey gördüm. yürüyüşteler işte. bir elinde filistin bayrağı diğer elinde starbucks bardağı. gülüp geçtim. çünkü ben de burger king'de yemek yiyen ve starbucks'tan kahve içen bir insanım. ama eyleme katılmadığım için komik duruma düşmediğimi düşünüyorum.

en çok beni rahatsız eden şeye gelirsek, o da şudur ki; "daha konuyu bilmeyen" insanların eyleme katılmaya zorlanması. bahsettiğim insanlar çocuklar ve bebekler. işten eve dönüyorum. saat 12'yi geçmiş. metroya bindim. metro tıklım tıklım tabi. eylemden evine dönenlerle dolu. nereden baksan 10 kadından, 7sinin kucağında çocuk var ve bu çocukların yaşı 4'ü geçmez. onlar ne için orada olduklarını bilmiyorlar bile. gecenin körüne kadar onları perişan etmenin mantığını anlayamıyorum ben.

bu kadar.

2 yorum:

  1. çok mantıklı bir gözlemi ve acı bir olayı paylaştığın için teşekkür ederiz sercan:)

    YanıtlaSil