Nisan 14, 2010

yazıklar olsun türkiye! seçim başlığı gibi oldu ama değil. inan bana.

çok lanet bir ülkede yaşıyoruz. öyle böyle değil.
bir çok insandan nefret ediyorum.
insanlık diye birşey yok çünkü artık içlerinde.
neden bu kadar nefret ettim bianda merak ediyorsun dimi.
şöyle anlatayım.

metrobüsten indim. okula doğru yürüyorum. önümde de, üstü başı dökük, sokakta yaşadığını tahmin ettiğim bir adam. bir anda pat diye yere yıkıldı. yakınımdaydı zaten, yanına gittim. yanına doğru eğildim, sara nöbeti geçiriyordu. bir kaç kişi daha geldi. teyzenin teki hemen "soğan bulun soğan" dedi. teyze dedim, soğanın bi faydası yok dedim, doğru pozisyona getirip beklememiz lazım bitmesini dedim, ben müdahale şeklini biliyorum dedim, bana yardım edin, yan çevirelim dedim. adamın üstü başı pis diye, kimse elini bile uzatmadı ya. tek başıma çevirdim. ağzını açtım elimle, diline baktım, yutmuş mu, yoksa yerinde mi diye. yerindeydi. bir mendil istedim hemen. bir amca cebinden çıkardı verdi. mendili rulo şekline getirdim ve dişlerinin arasına koydum çenesi kitlenmesin diye. o mendil, o gariban adamın ağzına girdiğinde, mendili sahibi amcanın suratındaki iğrenme ifadesini görmeniz lazımdı. ulan adam canıyla uğraşıyo, tek başıma orda elim ayağıma dolanmış, o hala mendilin derdinde. hemen akabinde, yanındakine söylediği şey şuydu "o mendili bi daha almam ben". şerefsiz ibne, gurur duyman lazım bi boka yaradığın için. sadece saçındaki beyaza ve sakalına hürmeten, suratına karşı küfür etmedim. gerizekalı. sonra birisini medical park'a yolladılar. yardım istemesi için. 100 metre uzaktaki hastaneden, 15 dk sonra, tek bir sedye geldi sadece. zengin olsaydı, ambulansı getirirdiniz ama dimi? ama olur mu, sokakta yaşıo o, fakir. cebinde parası yoktur. ambulans benzin harcamasın, 100 metre için ne gerek var dimi? allahın belaları. utanıyorum sizle aynı ülkede yaşadığım için.

sonra da hiçbişey olmamış gibi okula gittim. bu olayın beni bu kadar etkilemesinin sebebinin "sara" olduğunu beni tanıyanlar bilir anca. sebebiyle beraber falan.

öyle işte yani. böyle başlayan bi gün, devamında ne getirebilir ki? ya da getirse de, kimin umrunda?

6 yorum:

  1. üff, hep öyle ya. hastanede geçirseydi de bakmazlardı..yalnız saraya özel ilgin olmasa umrunda olmayacak mıydı yani? son cümlelerin öyle gibi olmuş.

    YanıtlaSil
  2. yok, tabii ki umrumda olacaktı. doğrusunu söylemek gerekirse, kardeşimde de sara başlangıcı vardı. o yüzden nasıl müdahale edilceğini falan çok iyi bildiğim için daha fazla umrumda oldu. başka birşey olsa, gene bildiğim kadar müdahale ederdim fakat, sara hastalığına edilmesi gereken müdahale şeklini bildiğim için, daha güvenle müdahale edebildim. onu demeye çalıştım yani.

    YanıtlaSil
  3. çok haklısın, bu ülkede yaşarken bazen çok bunalıp lanet ediyorum insanlara.
    Benim de çok çok yakınımdan bi insan bunun benzeri bir duruma maruz kaldı. Tramvayda nöbet geçiriyo, yanındaki arkadaşı indiriyo ve bi taksi bulup hastaneye götürmek istiyo ama tüm taksiciler yatan kişiyi görüp durmadan geçiyo. Nöbet geçiren kişinin babasının yarım saat gibi bi süre sonra yetişmesiyle ayrılabiliyolar ordan. Yani nöbetinin en ağır kısmını bir bankın üstünde geçiriyo. =(
    Geçmiş olsun kardeşine.

    YanıtlaSil
  4. haklısın valla, böyle bir ülkede yaşıyoruz malesef.

    ayrıca teşekkür ederim, geçecek inşallah.

    YanıtlaSil
  5. > Valla takdir edilecek bir hareket sergilemiş,büyükler küçüklere örnek olması gerekirken,sen büyüklere örnek olmuş ve hatta büyüklük yapmışsın..Olayın olumsuz yönüne değil de olumlu yönüne bakıp seviniyorum..Hala insan olan insanlar var bu memlekette senin gibi.. Şunu söylerim her zaman; ''İnsan olan insan,sever insanı! ''

    YanıtlaSil