Kasım 12, 2009

Duvar

Kollarında karanlık gecelerin,
Hüzünler içerek büyüdüm ben.
Elimden tutan tek şey,
Çocukluk hevesi oyuncaklardı,
Yaslandığım tek duvar,
Dökülmüştü biraz, yılların yorgunluğu,
Üzerinde gibiydi hala.
Ve soğuktu o duvar,
İliklerime kadar işleyen o soğuk,
Alıştırdı beni bazı şeylere,
Boyun eğmez oldum,
Ona, buna, hiç bir şeye.
Kim derdi bir gün boynum eğilecek,
Yüzüm hep yere bakacak,
Gözlerimde çiğ taneleri,
Saçlarımda aklar olacak.
Kim bilebilirdi ki,
Ruhum karalar bağlayacak,
Saçlarımdaki aklarla,
Tezat oluşturacak.
Duvara yaslanmasam,
Bir şansım olurdu belki.
Duvar yıkılmasa,
Kalırdı bir dayanak,
Ama gidince,
Gücüm kalmadı dayanacak.
İçtiğim hüzünler,
Geldi burnumdan fitil fitil,
O duvarlar,
Düşüşüme kefildir, kefil.
Kanayan dirseklerim,
Kaldı şimdi tek delil,
Bir de kanayan dizlerim,
Onlar benim geçmişe dair,
Biricik izlerim.
Ama gene de anlamasınlar diye,
Çaresiz, hep gizlerim.
Güzel izler değil bu izler,
Belki olmazdı ama,
Duvar yıkılmasaydı...
Belki.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder