Eylül 10, 2009

aldırma gönül#based on a true story

kahramanımız sercan, misafirli bir iftar sonrası, kaçarcasına çıkmıştır evden.
sigara içmek için evet.
çevre de 2 adet açık mekan vardır, biri uzak, diğeri ise çok yakındır.
yakın olana gider, oturur, çayını söyler sigarasını yakar.
"takılabildiğim kadar takılayım ulan" der.
mekanda şişko, uzun saçlı biri vardır.
elinde gitarı, ağzında mikrofonuyla canlı müzik yapar.
tüm klişe şarkıları çalar ama.
bkz; akdeniz akşamları.
1 saat geçtikten sonra kahramanımız sıkılır.
tam kalkmaya hazırlanırken, gitarla çok güzel bir intro girer.
o intro, o kadar güzeldir ki, sercanı mekan tutmayı başarır.
ki normalde, sadece 2 akorla şarkıyı bitiren ve detonenin allahıdır bu abi.
öyle solomsu introyu duyunca durmuş işte kahramanımız.
neyse şarkıyı söylemeye başladı ve kahramanımız anladı şarkının ne olduğunu.
kahramanımız çok çılgın metalci olsa bile sevdiği klasik şarkılar da varmış.
hababam sınıfından dolayı ezbere bildiği bu şarkıya eşlik etmeye başlar kahramanımız.
"aldırma gönüüül aldırmaaaaa
aldırma gönüüüül aldırmaaaaa
gönül aldırmaaaaaaağ"
bunu söylerken kahramanımıza ait iç ses :
aldırmaa gönüüül,
gönüül karıcııım,
aldırmaaaa,
kürtaj?
gönül? kız ismi?
eski karısı?
hahahuaahuahuahuhaahahahaha


bakar mısın hesap lütfen xD


Hiç yorum yok:

Yorum Gönder