Ağustos 24, 2009

master's degree

arkadaşlar türk erkeği, her yerde türk erkeği. yaşı kaç olursa olsun o bir erkek, ve nerde yaşarsa yaşasın o bir türk. ne kadar entel takılsa da, metaci takılsa da -kendi çevreme bakarak söylüyorum- gene de o bir türk erkeği ve halı saha maçlarında klişeleri mutlaka yerine getirmek zorundadır. bu klişeler nedir diye soracak olacaksın bence. bahsedeyim biraz.

  • futbol bir spor etkinliğidir. oynayanlar bunu spor olsun, zevk olsun diye oynar. ki duyrulan, bilinen de budur zaten. ama türk erkeği, halı sahaya giderken yolda, maç başlamadan önce (2 adet), devre arasında ve maç biter bitmez sigara içer.
  • maç esnasında iğrenç espriler, şakalaşmalar, terli terli birbirine sarılmalar yapılır. bu tayfa rocker, metalci, müzisyen tayfa ise "davulcu değil mi hepsi aynı bok", "ben gitaristim kaleye geçmem tırnaklarım kırılır", "davula da böyle vuruyon dimi?", "nasıl vokalsin sen, bağırdın mı inletmen lazım" gibi diyaloglar sıkça yaşanır.
  • ilk golü yiyen takımın oyuncuları, takımların ayırt edilmesi için giyilmesi gereken fosforlu yeşil/turuncu/sarı iğrenç yelekleri giyer ve bu olay her zaman karşı takım için alay konusu olur, baya bi eğlenirler.
  • halı saha sahibi esencılıslı abiler sana gelip "bunlar metalci ama sosyal metalci gençler, top da oynuyolar" diye takılır. çok eğlenir, bildiğin gibi değil.
  • sahanın yanında bakkal olduğu halde, sahaya ait yerden su alınır, kazıklanılır. bi dikişte de biter o.
  • sanki kupa maçına çıkarcasına, tam teşekküllü gelinir maça. en kral halısaha ayakkabısı, tekmelik, tozluk, orijinal forma/şort, saç uzunsa kafaya bant. takım atak yerken, savunma yapmak yerine saç/baş düzeltilir.
  • maçlar genelde gece saat 12'den sonra olur. maçtan sonra gidecekleri yer ev değilmiş gibi, 1 şişe parfümü kafadan aşağı boşaltırlar.
  • maçtan sonra soyunma odasına girdiklerinde, kendileri misk-i amber gibi kokarcasına, "kim osurdu be amına koyim" derler. halbuki o koku, 1 saat sığır gibi top peşinde koşmuş türk erkeğinin doğal; yani, ter/ayak/apış arası kokusudur.
  • ortaya iddia konur. "1 tepsi baklava". ama türk erkeği ayran yüreklidir. kazanan takım dayanamaz, kaybeden takımla beraber yenir o baklava.
  • bazılarının sevgilileri maçı izler. onları bir görün derim size. en belirgin şey şudur. o kişi gol attıktan sonra bazı davranışlar sergiler.
  1. sevgilisini gösterir parmağıyla.
  2. parmağında yüzük varmış gibi, yüzük parmağının, yüzük takılan kısmını öper.
  3. koşar ve terli terli sevgilisine sarılır (en risklisi bu)
  4. gol atınca "aşkıııım senin için" diye bağırır. bu da çok gereksizdir. orada, o golle sevgiline verebileceğin maximum armağan 3 adet baklavadır.
  • kenardan maçı izleyip, erman toroğlu takılan abilerin yorumlarına mutlaka cevap verilir. (bkz; a: öyle şut mu olur amk? b: sanane amk.). bırak, bulaşma, ne gerek var?
  • halı saha da alan dar olduğundan dolayı, taç atışı kullanılmaz. yani topu sağda ve solda saha içinde tutmaya gerek yoktur. ama her seferinde top o çizgiyi geçtiğinde "eee bırak taç o hehehehe" diye espri yapılır.
  • gol kaçırınca "pardon beyler" denir.
  • ayrıca göt kadar sahada, 7'şerlikten oynanan maçta, ofsayt olması imkansızdır. zaten yan hakem yoktur. ama her seferinde "bana atma olm ofsayttayım ehehehhe" esprisi de kaçınılmazdır malesef.
yani kısacası, yer yaştan, yer güruhtan türk erkeğinin halı saha maçlarını izleyin, izlettirin. ama sizden ricam, terli terli sarılmayın birbirinize.

lütfen.

2 yorum:

  1. =))
    eğer standart bir halısahaysa maç yapılan yer,skorboard vardır ve her gol nedense hep 2 lik sayılır =)
    maç boyunca terlenir sonra gidip üstüne buz gibi kola içilir hasta olunur.=)
    krampon giyen adam yadırganır,çivinin birilerine girme ihtimali vardır çünkü. =)
    yere tükürülür,sonra oraya düşülür.=)
    vs.vs.
    zevklidir ama ya =)
    terli terli sarılmak dışında =))

    YanıtlaSil
  2. :D:D süper olmuş sercağğn :D

    YanıtlaSil