Haziran 11, 2009

hüzüntü.


Hüzünler kolay yaşanır,
Üzüntüler biraz farklı ama,
Daha zor gibi.
Yaşaması belki kolay gibi,
Ama atlatması zor sanki.
İşte sen gittiğinde,
İçimden birşeyler koptu,
Ve gitti seninle beraber.
Benim o anda yaşadığım şey,
Ne anlamsız bir üzüntü,
Ne de küçük bir hüzündü.
Adı yoktu bu duygunun,
Ama adını ben koydum,
Bunun adı olsa olsa hüzüntü.
Evet ikisinin ortası gibi,
Bir yandan kolay gibi,
Diğer yandan zor sanki...

Uzaklara bakıyorum,
Kamaşıyor gözlerim.
Ardından ağıtlar yakıyorum,
Duyulmuyor sözlerim.
Dönmezsin ki artık sen,
Korkma,
Ben seni hep özlerim.
Hayatın sıcaklığına,
Anılarının soğukluğuna,
Dayanamayan buğulu camımı silerken ellerimle,
Açılan küçük ve net boşluktan,
Hiç bıkmadan yolunu gözlerim.
Beklemekten yorulduğumda,
Sanki aklımdan birşeyler eksildi.
Bu ne anlamsız bir üzüntü?
Ne kadar da boş bir hüzündü?
Yok yok, bunun adı;
Olsa olsa hüzüntü.

Bir meyveyi dalından kopardın sen,
Hasat zamanı gelmeden,
Haşat zamanı geldi sayende.
Olgunlaşmadan ölmek,
Herkese nasip olmaz,
Acıları tanımadan,
Üzüntüleri yaşamadan,
Hüzünleri tatmadan,
Hüzüntü nedir anlamadan,
Gitmek tam bir piyango.
Hem de şeytanın bacağını kırmış bir kumar,
Amortiyi çoktan geçmiş,
Kazandığın en büyük ikramiyedir,
Anlayamamak hüzüntüyü.

4 yorum:

  1. Evet süper (y) Hüzüntüyü yaşamış olmamayı dilerdim.. Ya da kimselerin yaşamamasını..

    BurçinÇelik*

    YanıtlaSil