Mayıs 06, 2009

mardin katliamı.


bugün haberlerde mardin'de yaşanan katliamın haberlerini izledim. içim acıdı. benim kökenimde mardin olunca, daha başka baktım olaylara.. "ya büyük büyük dedem istanbul'a göçmeseydi, o zaman bizimde kan davası..." gibi düşüncelere kadar herşey geçti kafamdan. kendimi kaybettim bir süre.

nasıl bir vicdansızlıktır bu anlamadım ki ben. 44 insan nasıl öldürülür ya. üstelik 3 tane de doğmamış bebek. 15 dakikada, 2 tane odaya 1200 mermi nasıl yağdırılır. insan bu kadar nefret edebilir mi? ya da bu kadar nefret eden insan olabilir mi?

böyle şeylerle türkiye tabi ilerleyemez. hala kız meselesi için insan öldürülüyor. haydi gene alışmıştık "bana varmadın geber o zaman" temalı cinayetlere. ki o bile hoş değil ya. ama bu kadarı çok fazla, gerçekten çok fazla. o adamları elime verseniz, üzerlerine 1200 mermi yağdırsam gene hırsımı alamam.

sevgili türkiye yönetimi, Mustafa Kemal Atatürk'ün sürekli istediği toprak reformunu hala gerçekleştiremediniz. sonuçlarını da görüyoruz malesef.

+bu yönetim uyanamadıkça
+aşiretler yaşadıkça
+doğudaki insanlar cahil kaldıkça
+töre için evladının canına kıyan adaletli(!) babalar yaşadıkça

bu ülke yürüyen merdivende, aynı hızlı geri gitmeye devam eder, koşu bandı gibi. koşar koşar, kafasını bi çevirir -doğuya- ve görür ki yerimizde sayıyoruz.

yazık, çok yazık...

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder