Mayıs 09, 2009

ayak uyuşturma fantazisi.

sizce de ayak uyuşması çok kötü bişey değil mi? hani böyle bastığında ayağını daha büyükmüş gibi hissedersin. inanılmaz bi acı verir. bazıları hoşlanır bundan ama saçma yani. kendi adıma konuşmak gerekirse, her türk erkeği gibi, benimde bazı alışkanlıklarım var. çok sık olmasa bile, haftada 1, duştan önce yarım saat tuvalette oturrum. işim ilk 5 dk'da bitmiştir ama, elimde uykusuz dergisi olduğundan, onu okurken 25 dk oturrum. zaten türk milleti yarım saat (bazen daha uzun) bokun üstünde oturmaktan zevk alır. üstelik bazıları için uykusuza gerek yoktur. bunun için günlük bir gazete bile yeter.

işte şimdi bugün sabah, duş alcaktım. uykusuzuda aldım bokunu çıkararak okiyim diye.zaten anca tuvalette boku çıkar dimi. neyse.. her zamanki gibi ilk 5dk da tuvalet ihtiyacıyla ilgili olan işim bitti, cep telefonumdaki şarkıları shuffle moda alarak uykusuzu okumaya başladım. tuvalet delik olduğu için, otururken sağ kolumu, sağ bacağıma dayıyorum. bildiğin abanıyorum bacağıma. işte tam yiğit özgür'ün ve ersin karabulut'un bölümlerine geliyoruuum; -ki sandık içi bölümü vazgeçilmezimdir- bir de bakıyorum ayağımda bir ağrı. kahretsin, uyuşmuş diyorum. geçsin diye bekliyorum bekliyorum, ama farkında olmadan hala kolumla abandığım için, geçmiyor anasını satiyim. ayağımı yolluktan arta kalan fayanslara basıp "assikomee çok soğukmuş" diyerek çekmek pekte zevkli bir uğraş değildir ama orada sadece onu yapabiliyorsun. bokuna da boncuk bulcak halimiz yok tabi.

uyuşmanın sonlarına doğru böyle bi sıcaklık kaplıyo ayağını. o aşamada yere bastığında, bütün bacağın gıdıklanıyor. işte orda bilinçsizce gülüyorsun ve kapı önünden annen geçiyorsa "oğlum? iyi misin?" diye sormaktan kendini alamıyor. cevabın belli "-gülerek- iyiyim iyiyim, fırat'ı okuyorumda.komik hani" ama bianda inanılmaz bi cevap geliyor annenden "hadi lan! ben baktım fırat yoktu bu hafta!". şimdi ben ne diyim ki? "ayağımın uyuşması geçmek üzere anne, üstüne basarak fantazi yapıyorum, böyle gıdıklanıyor, sıcak, çok güzel sende yap bence" mi diyim. tabii ki de bok kokusu beyin açtığı için yalan mekanizması çalışmaya başlıyor ve "yok yok eski sayılardan bu, onlara bakıyodum." diyip yırtıyorsun. ki zaten mizah dergisi kütüphanem banyodaki dolaptadır. uykusuz olsuun penguen olsuuun LeMan olsuuun LeManyak olsuuun hepsi oradadır. hatta babamın zamanından kalan pişmişkelle dergisi bile mevcuttur orada.

amaan ya ne saçmalıyorum ben.
mutlu kalın.

1 yorum:

  1. blogundaki tamammı devammı şeysini çok seviyorum=) devaaaaam! =)

    YanıtlaSil