Nisan 07, 2009

Elveda De.

Elveda de!
Doğan güneşe…
Bilirsin artık hep batacak…
Doğmadan batacak…
Yani?
Evet yaşamadan ölecek; doğmadan…

Elveda de!

Bankta oturup seyrettiğiniz denize.

Artık deniz sakin değil.

Hep fırtına, hep tufan.

Aynı kalbindeki gibi.

Boş yere durma.

Git ve denize bir şeyler kat.

Yere akmasın göz yaşın.

Süzülsün pınarlardan yavaş yavaş,

Sıyırsın yanağını ve dudaklarını,

Dudaklarını ıslatsın önce.

Sonra izin ver düşsün denize.

Sana faydası yok, bari ona olsun.

Elvedanın yanında

“Okyanusta bir su damlasıyım”

Diyebilmek için,

İzin ver düşsün…


Elveda de!

Ellerini tutan ellerine,

Gözlerine bakan gözlerine,

Kalbini çalan o namerde,

Elveda de,

Dönüp arkasına baktı mı?

Hiç ağıtlar yaktı mı? (Senin gibi)

Ya da gözünden yaş aktı mı?

O zaman…

Elveda de!

Yaşanmışlıklar önemsizse,

Anılar artık değersizse,

Eğer kalbin ona hapisse,

İşte o zaman iki kere

Elveda de!


Elveda de!

Bu aydınlık şehre,

Koş git kayıp şehirlere.

Tak yalnızlığını peşine,

Üzülme, bak işine…


2 yorum: