Nisan 01, 2009

alkışlar fatih terim'e(!)

be gerizekalı fatih terim.
neyse dur baştan başliyim.
öncelikle ibne hakeme gelelim. futbolda bir kural vardır. bilmem biliyormudur. şimdi futbolda elle oynamak yasaktır dimi.elle oynarsan, serbest vuruş kazanır rakip takım. elle oynama durumuna ve konumuna göre, hakemden uyarı alabilirsin, sarı kart ve hatta kırmızı kart bile görebilirsin. ancak bu elle oynama kavramı içinde bir de "çarpma" diye birşey vardır. şöyleki, topa vuran futbolcu ile, topun eline çarptığı futbolcu arasında 1 metre ve daha az mesafe varsa, ne şekilde eline çarparsa çarpsın, eline çarpan futbolcu özel bir çaba harcamadıysa elle müdahale etmek için, işte o pozisyon devam ettirilir. serbest vuruş verilmez. hele penaltı hiç verilmez. hadi bu hareketi kasıtlı saydın, penaltıyı verdin. kart? yok işte. ibiş seni. seni oraya koyan fifa'nında burdan bi Allah belasını versin.

gelelim fatih terime. maç 1-1 olmuş.avantajını yitirmişsin. saldırman lazım. saha da en iyi oynaynlar şüphesiz arda ve semih. nihatı çıkardın tamam. batuhan karadeniz nedir abi?
sonra semihi çıkarıosun. sabri'yi oyuna alıosun. elinde sabri gibi bir futbolcu olduğu yeni mi geldi aklına? arda'yı çıkardın. nuri şahinmiş. kim o? özelliği ne? durun söyliyim.üstelik batuhanla ortak bir özellik gibi birşey.

batuhan karadeniz : beşiktaş'ın ligde oynadığı bir maçta, maç berabereyken oyuna girer. son dakikada gol atar. beşiktaş maçı kazanır. o sırada ailesi kiradadır, durumları parlak değildir. bu golü atınca batuhan, bjk başkanı yıldırım demirören, batuhan'ı arar ve "ailene söyle ev beğensin" der.tek golle star olmak bu olsa gerek.

nuri şahin : almanya da top oynayan gurbetçi futbolcu sınıfına giren bu arkadaş, haybeye bir şekilde milli takıma alınır. oynadığı ilk maçta sonradan oyuna girer son dakikalarda ve golü atar girer girmez. fatih terim'de "bir yıldız diye keşfettim" diye kendini kandırır. sonra hep çağırır milli takıma. neyine güveniyorsa, arda yerine oyuna alır. bir bok yapamaz.

bu iki hikaye birbirine benzemiyor mu? tabii ki de benziyor. ilk maçında,son dakikada gol atıp takımını galibiyete taşıyan iki genç futbolcu. sadece bu yüzden milli takıma adam alınır mı?
alınmaz.ama kime göre?
futboldan biraz anlayan biri, türkiyede mehmet topuz,yusuf şimşek gibi tecrübeli bir sürü oyuncu varken, illa da genç genç diye tutturmaz. illa genç istiyosan bursaspor'a dönde bak bir.
volkan şen,sercan yıldırım. fırtına gibi ikiside. onları al madem. inanın avrupada genç olmakla türkiyede genç olmak arasında hiçbir fark yok.

ne zaman anlicaklar merak ediyorum.

ayrıca sözüm gene fatih terime. hakan balta gibi adamı takıma almak nedendir? emre aşık eyvallah. tecrübesine, sağlamlığına laf söylenemez. cuk diyede oturur milli takıma. ama hakan balta yerine, bi servet çetin daha güzel olmaz mı?bi düşün bunu.

en çok tartışılan başka bir konu. maç neden alisamiyende?
türkiyede uluslararası bir maç olacağı zaman, 90.000 kişilik izmir atatürk stadında oynansa daha hoş olmaz mı?

hadi izmir olmaz dedin illa istanbul. olimpiyat stadı var 80.000 kişilik. oranında ulaşım ve rüzgar problemi var. o zaman kadıköydeki 52.000 kişilik şükrü saraçoğlu'nda neden oynatılmaz bu maç? ki takımda yolu kadıköyden defalarca geçmiş ve geçmekte olan, o ortamı, o atmosferi bilen bir sürü futbolcu varken. volkan demirel,gökhan gönül,emre belözoğlu,mehmet aurelio,tuncay şanlı,semih şentürk,collin kazım richards gibi o atmosferi bilen adamlar varken, neden inatla ali samiyen?

uğurluymuş. neden yenildik o zaman.
vallaha bırakın bu işleri ya.
cidden birşeyden anlamıyorsunuz.
hani derler ya "şu takımın başında ben olsam..." diye.
kızmışımdır bunu diyenlere.o onların işi karışmayın demişimdir hep.


ama harbiden o takımın başında ben olsaydım....

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder